An intimate journey through the formative years of David Lynch's life. From his idyllic upbringing in small town America to the dark streets of Philadelphia, we follow Lynch as he traces the events that have helped to shape one of cinema's most enigmatic directors.
Before computer graphics, special effects wizardry, and out-of-this world technology, the magic of animation flowed from the pencils of two of the greatest animators The Walt Disney Company ever produced -- Frank Thomas and Ollie Johnston. Frank and Ollie, the talent behind BAMBI, PINOCCHIO, LADY AND THE TRAMP, THE JUNGLE BOOK, and others, set the standard for such modern-day hits as THE LION KING. It was their creative genius that helped make Disney synonymous with brilliant animation, magnificent music, and emotional storytelling. Take a journey with these extraordinary artists as they share secrets, insights, and the inspiration behind some of the greatest animated movies the world has ever known!
A poetic journey into the visual world of the legendary filmmaker and actor Orson Welles (1915-85) that reveals a new portrait of a unique genius, both of his life and of his monumental work: through his own eyes, drawn by his own hand, painted with his own brush.
Marvel Studios ve ünlü yönetmen David Gelb'in "STAN LEE" filmi, Stan "The Man" Lee’nin çizgi roman dünyasının ve popüler kültürün en etkili insanlarından biri olma yolculuğu hakkında muhteşem bir belgesel. "STAN LEE", Stanley Lieber adıyla yetiştiği şartlardan Marvel Comics'in yükselişine kadar Stan'in yaşamını, kariyerini ve mirasını kendi kişisel arşivlerini kullanarak kendi sözleriyle anlatıyor.
Reggio'nun "Qatsi" üçlemesinin son parçasıdır ve teknolojinin insan yaşamı üzerindeki etkilerini sorgulayan derin bir anlatım sunar. Görsel olarak çarpıcı sahnelerle doludur ve izleyiciyi modern dünyanın karmaşasıyla yüzleşmeye davet eder. "Naqoyqatsi," kelime anlamıyla "savaşın yokluğu" demektir ve bu bağlamda, savaş ve şiddetin yerini alan teknolojik gelişmelerin, insan ilişkilerini nasıl dönüştürdüğünü araştırır. Film, görüntülerin yanı sıra, Philip Glass’ın büyüleyici müziğiyle de desteklenmektedir; bu müzik, filmin atmosferine derinlik katarak izleyicilerin duygusal tepkilerini güçlendirir. Hem görsel hem de işitsel düzeyde zengin bir deneyim sunarak, izleyiciyi düşündüren ve sorgulatan bir yapıt olarak öne çıkmaktadır.
Marina Abramovic yaklaşık kırk yıldır sanatı yeniden tanımlıyor ve kendi bedenini bir araç olarak kullanıp, meydan okuyan, şok eden ve düşündüren performanslar sergiliyor. 1995 İstanbul Bienali’nin de katılımcılarından biri olan sanatçı, günümüzün en etkili ve tartışmalı sanatçıları arasında yer alıyor. Bu belgeselde Marina’nın, New York’taki Modern Sanatlar Müzesi’nde (MoMA) gerçekleştirilecek retrospektifine hazırlanma sürecini izlerken, MoMA’da bir sandalyede hareketsiz olarak 736 saat boyunca oturduğu performansının da dahil olduğu gösterisinin üç aylık dönemine de şahit oluyoruz.