Bir hayalet, 1970'lerin Amerika'sının otoyollarında dolaşıyor, adı Ted Bundy. Peşindekiler ise, Amerika'nın en rezil seri katilini yakalamak için tarihteki en büyük insan avının organizatörleri olan korkusuz FBI ajanları Kathleen McChesney ve Robert Ressler.
Genç bir kız, arabasıyla bir binaya çarpınca sevgilisi ile onun arkadaşı ölür. Bu belgesel, trajik bir kaza gibi görünen bu olayın bir cinayet soruşturmasına dönüşmesini anlatıyor.
James Stewart, karısına asılan bir barmeni öldürmekle suçlanan subayı (Ben Gazzara) savunan kasaba avukatı rolünde. McCarthy yıllarının kuşku dolu Amerika?sındaki havayı yansıtan, zekice örülmüş, sağlam oyunlarla klasikleşen bir film bu. Preminger, çok sıkıcı olabilecek bir öyküyü anlatırken, yönetmenlik dersi de veriyor.
Polis, yeni doğum yaptığını söyleyen bir kadını durdurur; ama ne bebek ne üzerindeki kan kadına aittir. Bu gerçek suç belgeselinde sapkın yalanlar açığa çıkıyor.
Organizatör Frankie Christopher, model Vicky Lynn cinayetinde polis tarafından sorguya çekilir. Kızla ilk kez garsonken tanışan Frankie, onu başarılı ve kazançlı bir kariyer içine sokmaya karar verir. Kız Frankie'yi Hollywood için terk etmenin arifesindeyken öldürülür. Frankie, Müfettiş Ed Cornell’in onu cinayetle ilişkilendirmeye kararlı olduğunu fark eder. Yardım için başvurabileceği tek kişi, kurbanın ona karşı soğuk davranan ablası Jill’dir.
Amerika'da yaşayan ve yabancılardan oluşan bir grup, günün birinde Los Angelas'da bulunan restoranlara rastgele silahlı saldırıda bulunur. Ancak bu olay birbirlerini tanımayan insanların her birinin hayatında onarılamaz trajedilere yol açar.