Bu son derece etkileyici drama, II. Dünya Savaşı'nda gerçekleşen Bulge Savaşı sırasında Alman hatları arkasında kalan savaş yorgunu bir piyade bölüğünü anlatmaktadır. Ev özlemiyle yanan ve karla kaplı siperlerde soğuktan titreyen askerler acıya, ıstıraba ve üzüntüye bastırılamaz bir mizah ve amansız bir alay ile katlanmaktadırlar. Hiçbiri kahraman olmak niyetinde değildir ama hepsi de kendilerinden beklenen cesareti göstermeye hazırdır.
Eksantrik bir adam olan Ulrich Mott, kendisinden yaşça büyük ve oldukça zengin bir dul olan Elsa Brecht'i baştan çıkararak kendisi ile evlenmeye ikna eder. Bu sayede Ulrich çok geçmeden sosyetenin aranan isimlerinden biri olur. Ancak karısının ölümü üzerine yapılan polis soruşturması büyük bir aldatmacayı ortaya çıkarır ve Ulrich'in aslında göründüğü gibi biri olmadığından şüphelenilmeye başlanır.
Avusturyalı Heinrich Harrer, II. Dünya Savaşı yıllarında ülkesinden uzaklaşarak Himalayalar'a gider. Tibet yakınlarındaki yasak bölge Lhasa'ya ulaşan Harrer'ın aklı henüz hiç görmediği çocuğundadır. Tibet'e kaçan Harrer, burada çocuk yaştaki kutsal lider Dalai Lama'yla tanışır ve Tibet halkının Çin'den gördüğü zulme tanık olur. Dalai Lama ise halkının onurunu düşünmekte ve Harrer'ın da yardımıyla sürekli kendisini eğitme ve geliştirme çabasındadır.
Film ,Yeni askerler ve kıdemliler arasındaki düşünsel farkı ve aynı zamanda benzerliği yansıtıyor. bir yanda savas alanına yeni gelen acemiler bir yanda yeni gelenler sayesinde kurtulmak icin can atan,eskiler.acemiler, hatalar, hataların mal olduğu çok kötüsonuçlar, ölümler ve filmin başıyla sonunu aynı sahnede bütünleştiren kısır döngü..
Üç yahudi kardeş, Nazilerin kontrolü altındaki Polonya'dan kaçıp Beyaz Rusya civarında bir yerde Nazilere karşı savaşan Rus direnişçilerine katılıp, ormanın içinde bir köy inşa ederler. Bu sayede hem kendilerini hem de 1200 yahudinin hayatını kurtarırlar.