Naomi Watts, ailesiyle birlikte tatile çıktıklarında, göğsünden aşağısına kadar felç olan, aktif ve enerjik Avustralyalı anne Samantha Bloom'un gerçek hayatta kalma öyküsünde başrolde yer alıyor. İlerleme mücadelesine, çocuklarının eve getirdiği Penguin adlı yaralı yavru saksağan yardımcı olur.
Başka dünyalara ait güçlere sahip gizemli bir yabancıyla yaşadığı gergin karşılaşmanın ardından bir adam, sevdiği kadını geri kazanmak için mücadele ettiği paralel, zalim ve liberal bir Dünya'ya sürgün edilir.
Bir Londra uçuşu sırasında yakınlaşan iki yabancı, kaderin cilvesiyle birbirlerinden ayrı düşer. Kavuşmak imkânsız gibi görünse de aşk tüm olasılıklara meydan okur.
İrlandalı grup The Frames’den Glen Hansard’ın başrole soyunduğu film, bir sokak müzisyeni ile bir Çek göçmenin yegane aşk hikayelerini anlatan şarkılarını yazarak, prova ederek ve kaydederek geçirdikleri olaylı bir haftayı anlatıyor.Babasının elektrikli süpürge tamir dükkanında yarım zamanlı çalışan adamımızın asıl hayali kendi şarkılarını çalıp bir albüm çıkartmak. Yakın zamanda Londra’ya taşınan kız arkadaşı tarafından terk edilmiş ve duygusal olarak çökmüş bir adam.
John leads an ordinary life with a monotonous routine. One day John runs into a woman on the subway who is as beautiful as she is mysterious named June. His encounter with her finally leads him to have a goal in his bumptious life.