Charlie, 20'lerinde, annesi ve üvey babasıyla birlikte yaşayan ve hayattan pek bir beklentisi olmayan bir gençtir. Üvey babası, ciddi ilişkisi olan bir kıza aşık olunca, durumlar biraz karışacaktır. Ciddi bir ilişkisi olan Amber'la tanışınca, hayatını tekrar sorgulamaya ve ona ilgi duymaya başlar.
Jon Katz’ın anılarından beyazperdeye uyarlanan film, orta yaş bunalımındaki bir yazarın collie cinsi bir köpekle birlikte değişen hayatını anlatıyor. Eskisi kadar üretken olmayan bir yazar olan Jon Katz, kendisine bir köpek alarak hayvanın daha rahat etmesi için bir çiftlik evine taşınır. Ancak orta yaş krizinde çıldırmanın eşiğindeki bu adam, ondan daha deli çıkan köpeğini dize getirirken, kendini bulacaktır.
After months of living a solitary existence, Lenny, 34, picks up his kids from school. Every year he spends a couple of weeks with his sons Sage, 9, and Frey, 7. Lenny hosts his kids within a midtown studio apartment in New York. During these two weeks, he must figure out if he wants to act as their father or be their friend. Ultimately, their trip upstate results in complete lawlessness taking over their lives.
İki gencin yaşadıkları üzerinden, fütürist, mimar ve mucit R. Bucminster Fuller'in inanılmaz hayat hikayesine tanıklık ediyoruz.Peter Livolsi'nin kamera arkasında yer aldığı yapımın başrollerinde, Asa Butterfield, Alex Wolff ve Nick Offerman'ı izliyoruz.
New Yorklu nevrotik bir iş kadını olan Ruth, ailesinin geçmişini anlamak için Holokost'tan sağ kurtulan büyüleyici inatçı babası Edek ile birlikte Polonya'ya bir yolculuğa çıkar. Edek'in geçmişiyle yüzleşme konusundaki tereddütü ve çoğu zaman tuhaf tavırları, kızıyla arasında birden fazla anlaşmazlığa neden olur. Post-sosyalist Polonya'yı keşfeden iki New Yorklunun bu duygusal, komik kültür çatışması, aileyle ve geçmişle yeniden bağlantı kurmanın ne kadar beklenmedik bir hazine olabileceğini gözler önüne seriyor.