Los Angeles polis departmanında rehine müzakerecisi, ABD federal rezervinde 10 saatlik bir kuşatma sırasında rehin tutulan düzinelerce turisti kurtarmak için federal bir ajanla bir araya gelir ve rehineleri kurtarmak için imkansız bir göreve soyunur..
Giannaris, Eve Dönerken’i 1999’da Kuzey Yunanistan’da yaşanmış gerçek bir olaydan kurgulamış. Arnavutluk kökenli bir adam şehirlerarası bir yolcu otobüsünü rehin alır ve yolcuları bırakmak için 500.000 Euro fidye ister.Elinde otomatik bir silah ve el bombası bulunan adamın para dışında istediği bir şey daha vardır: sorunsuz olarak Arnavutluk’a geçişinin sağlanması. Kısa zamanda polis tarafından kuşatılan otobüste ölüm kalım pazarlığı başlar. Başlarda sert görünmeye çalışan eylemci kısa süre sonra yumuşar ve yedi kişi hariç otobüsteki tüm rehineleri serbest bırakır. Eve Dönerken’de Giannaris Amerikan aksiyon filmlerini aratmayacak bir tema yakalamış. Tansiyon her ne kadar Hollywood gerilimlerindeki kadar yüksek olmasa da özellikle diyaloglar, Yunan-Arnavutluk ilişkilerini ve insan doğasını oldukça iyi yansıtıyor.
Çok zeki bir banka soyguncusu olan Dalton Russel, iyi bir dedektif olan Keith Frazier ve güzel ve güçlü bir borsa brokerı olan Madeliene White çözümü bulunamayan bir bulmacanın en önemli parçalarını oluşturmaktadır. Fakat her parça aslında dışarıdan göründüğü gibi midir? Akıl oyunlarıyla dolu bu filmde, sadakat ve davranışlar her an sınanmaktadır.
İnatçı bir Los Angeles emniyet müdürlüğü komiseri acımasız ve ölümcül bir profesyonel hırsızın ve onun suç ortaklarının peşine amansız bir şekilde düşer.
Los Angeles şehrinin en azılı hırsızlık şebekesinin başındaki isim olan Tony Fate (Fait), çetesiyle birlikte paha biçilemeyen elmasları çalmaya kalktığında hiç alışık olmadıkları bir durumla karşılaşır: Karşılarına her zaman olduğu gibi L.A. polisi değil, Taiwanlı bir hükümet ajanı olan Su çıkmıştır. Aslında Su’nun peşinde olduğu kişi Fate değil, uluslararası azılı bir suçlu olan Ling’dir. Ling peşine düştüğü elmasları Fait’den alabilmek için, onun hayatta en çok değer verdiği varlık olan kızını kaçırır. Fait de çaresiz, eski ortağı olduğu için Ling’i en iyi tanıyan kişiyle, ajan Su ile işbirliği yapmak zorunda kalır. Böylece dünyada en son ortaklık yapacak iki insan güçlerini birleştirmek zorunda kalır.
Tripp Kennedy (Patrick Dempsey) kapanma saatine yakın bir bankaya girer ve birden ortalık karışır. İki farklı çete aynı anda bankayı soymaya çalışmaktadır! Bir tarafta profesyonel banka hırsızları, diğer tarafta ise beceriksiz iki kafadar… Banka çalışanlarıyla müştereleri rehin alan iki çete bir yandan kavga ederken bir yandan da bankayı soymaya çalışmaktadır. Tripp, kısa sürede ters giden bir şeyler olduğunu anlar. Bu karşılaşma basit bir tesadüften ibaret değildir.