The story of a young cinephile, who, coming from Braga, arrives in Lisbon, where he found a peculiar and fleeting job. Between the dark movie theatres, a girl and friends, the portrait of a certain era and of a young man like many, kind of lost, kind of uninterested.
Sergio Vieira de Mello, tüm hayatını kariyerine adamış bir Birleşmiş Milletler diplomatıdır. Sergio Vieira de Mello, bu kariyerini dünyanın en kaotik yerlerinde çalışarak geçirmiştir. Bu bölgelerde ülke başkanlarıyla, devrimcilerle, suç baronlarıyla, sıradan insanların yaşamlarını korumak için anlaşmalar yapmak zorundadır. Ancak Sergio da sıradan bir insan olmak, aşık olduğu kadınla hayatını geçirmek istemektedir. Bunun için son bir görevi yerine getirmelidir. Bağdat'a gitmeli ve Amerika işgali sırasında bilgi toplamalıdır. Bu görevini yerine getirir, ta ki çok yakınında bir bomba patlayana kadar. Sergio artık yaşam ile ölüm arasındadır...
Elias is a handsome young deputy manager in a garment factory in São Paulo. When he’s not working, he enjoys casual encounters in the big city. The arrival of a young African, Fernando, on the production line piques his interest and Elias finds himself increasingly drawn into socialising with his work colleagues.
Küçük bir köyde yaşayan ve bir oğul özlemi çeken yalnız bir balıkçı, uhrevi bir ışık gördükten sonra başkalarıyla ve onların uzun zamandır sakladığı sırlarla bağ kurar.
Bu yapım ABD Mahkemesi Adalet Nemes ve ulusal polis memuru Gaspar yönünden yönetilen ufak bir vakit adamı olan Padre'nin öyküsünü anlatıyor. Padre ortada yakalanırken öteki ise arka koltukta 16 yaşında bir kız olan Lena'dan habersiz sahneyi terk eder. Bu başta kötü gelse de aklından kötü düşünceler geçer ve bunu şantaj olarak kullanabileceğini düşünür. İkili birlikte büyük bir soygun planlamaktadır lakin birbirleriyle çalışmanın tehlikelerinden habersizlerdir. Film 2018 Kanada yapımıdı
Tüm dünyada 16 dile çevrilerek 19 ülkede milyonlar satan, 20. yüzyılın başyapıtlarından biri olarak kabul edilen Şeker Portakalı romanından uyarlanan film, sevgiyi kendisi bulmak zorunda kalan ve günün birinde acıyı keşfeden küçük bir çocuğun öyküsünü anlatıyor. Brezilyalı yazar José Mauro De Vasconcelos'un çocukluğundan derin izler taşıyan hikayede, çok yoksul bir ailenin oğlu olan Zezé, hayatın karşısına çıkardığı sarsıntı ve zorlukları hayal gücünün yardımıyla, yazarak aşabileceğini keşfeder. Yeni taşındıkları evlerindeki portakal ağacı ise, artık en iyi arkadaşı olmuştur.