Başrollerini Bobby Cannavale, Olivia Wilde, Ray Romano ve Juno Temple gibi isimlerin paylaştığı Vinyl; 1970’li yıllarda New York’un rock’n roll sahnesine ve perde arkasında olanlara ışık tutacak.
Wu-Tang: An American Saga, Wu-Tang Clan’in, müzikal anlamda grubun bel kemiği olan RZA önderliğinde kurulma sürecini ele alıyor. Sonrasında ona Method Man, Gza, Ghostface Killah, Ol’DirtyBastard, Inspectay Deck ve Raekwon gibi pek çok başarılı rapçi katılıyor. Bütün bu yetenekli rapçilerin bir araya gelmesiyle oluşan grup 90’lı yıllarda New York’ta oluşan rap dünyasını adeta ele geçiriyor ve ismini yaptıkları müzik türünde en üst sıralara yazdırıyor.
İki sıkı dost olan Tully ve Kate birbirlerine hem iyi hem de kötü zamanlarda destek olur. Gençliklerinde kurulan bağ 40'lı yaşlarında da sağlamlığını korumaya devam eder.
New York’ta yeni bir hayat kurmaya hazırlanan 22 yaşındaki Tess’in (Ella Purnell) hikayesini anlatıyor. New York’a gelmesinden kısa bir süre sonra ünlü bir şehir restoranında kendisine iş bulur. Kendisini alkol, uyuşturucu, aşk ve şehvetin olduğu bir dünyada bulan Tess, bir yandan imrendiği ama aynı zamanda tökezlediği yeni hayatını kontrol etmeye çalışıyor.
Dizi, kendi adaletlerini sağlamaya çalışan bir grup Nazi avcısının hikayesini konu ediyor. 1977 yılında New York City’de yaşayan bir grup insan, yüzlerce yüksek rütbeli Nazi’nin toplumun içinde yaşadığını keşfeder. Grup, Nazilerin ABD’de Fourth Reich’ı kurma planları yaptığını öğrenince, vakit kaybetmeden harekete geçmeye karar verir. Nazi avcıları, bu kanlı planı durdurmak için zorlu bir mücadeleye atılır.
1977'de Daisy Jones ve The Six dünyanın zirvesindeydi. Vokalistleri Daisy Jones ve Billy Dunne adında iki ateşli şarkıcıydı. Bir anda şöhret olmuşlardı. Ama Chicago'daki Soldier Field stadyumundaki konserlerinden sonra dağıldılar. Yıllar sonra, grup üyeleri gerçeği açıklamayı kabul ettiler. Bu hikaye, döneminin simgesi olmuş bir grubun şöhretin zirvesindeyken nasıl çöktüğünü anlatıyor.