Ukraynalı Zhenia, Polonya’da masör olarak çalışan bir göçmendir. Zengin bir topluluğun içine dahil olan Zhenia, çalıştığı insanların maddi olarak sıkıntıları olmasa da manevi olarak mutsuz olduklarını fark eder. Mesleğini en iyi şekilde yapmaya çalışan Zhenia, müşterilerini kendisine hayran bırakır. Elleri ile müşterilerini iyileştirip, gözleri ile onların ruhlarına dokunan Zhenia, zamanla müşterilerinin hayatını değiştirmeye başlar.
Elbette ki ölüler sırlarının tümünü yanlarında götüremezler, ancak ortaya dökülenler ne kadar feci olursa olsun yine de bu evde yas tutmak zorunlu. Aile sırlarıyla geleneklerin çatışmasını işleyen Beç Tavuğu Olmak Üzerine, Shula’nın geceyarısı boş bir yolda amcasının cesedini bulmasıyla başlıyor. Cenaze süreci ilerlerken Shula ile kuzenleri, ailelerinin gizli kalmış sırlarını gün ışığına çıkarıyor. Bazen komik, bazen korkunç, gerçeküstü ve hareketli bu film, kendi kendimize söylediğimiz yalanlarla hesaplaşıyor, bittikten çok sonra bile insanın ruhunda geziniyor. Büyük beğeni toplayan Ben Cadı Değilim’in (2017) yönetmeni Rungano Nyoni, bu gerçeküstü hikâyede anavatanı Zambiya’nın karmaşık meseleleriyle toplumsal gerçeklerini ele almaya devam ediyor.
Leo ve Angela Russo, baskıcı İtalyan-Amerikan aileleriyle çevrili Queens'te basit bir hayat yaşıyorlar. Oğulları lise basketbol takımında başarılı olunca Leo bunu gerçekleştirmeye çalışırken aileyi paramparça eder.