When a single mother her teenage daughter becomes ensnared in a deadly crime, find an unexpected ally in their neighbor, a simple, doting but genius teacher math teacher comes to aid, while a tenacious cop digs into the case.
Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.
Filmin ana karakteri Gangubay Kharjivandas çok zengin bir ailede büyümüştür. Gangubai her zaman ülke çapında ünlü bir Bollywood oyuncusu olmayı hayal etti, ancak şöhret yolunda bir tuzağa düştü. Ramnik'e aşık olan Gangubai, ona sinemada bir rol bulma vaatlerine inanıyordu, ancak tüm bunların sadece kızı Kamatipura'daki bir geneleve 1000 rupiye satmak için olduğu ortaya çıktı. Birkaç yıl genelevde çalıştıktan sonra Gangubai etkili bir kadın olur ve hatta yaşadığı bölgede seçimleri kazanmayı başarır. O andan itibaren tanınmış bir insan hakları aktivisti olur ve toplumsal cinsiyet eşitliği için şiddetle savaşmaya başlar.
Kasabanın işgüzarlarından biri, ünlü film yıldızı Marina Gregg'in evindeki yoğun bir resepsiyonda zehirlenir. Zehirli içecek Marina için hazırlanmış gibi görünüyordu ama Miss Marple o kadar emin değil. Tekrar saldırmadan önce katilin gerçek kimliğini keşfetmeye koyulur.
Oslo, 1993’te gerçekleşen Oslo Barış Antlaşması’nın arka planında yatan olayları ele alıyor. Yatıştırılamayan ebedi düşmanlıklar, perde arkası görüşmeler ve Oslo Antlaşması’nın gerçekleşmesini sağlayan gizli ama birbirlerine derinden bağlı bir grup Norveçli, İsrailli ve Filistinli kahramanın öyküsü, gerçek hikâyelere dayanıyor.
Norman (Normandiya'da yaşayan Frenk ve İskandinav kökenli halk) şövalyesi Jean de Carrouges ve Norman beyi Jacques le Gris eskiden çok yakın arkadaşlardır. Carrouges savaşa gider ve döndüğünde hiçbir şey eskisi gibi değildir. Le Gris, Carrouges'in karısına tecavüz etmek suçundan yargılanıyordur. Ancak kimse Margerite'e inanmaz. Bunun üzerine asker, karara itiraz etmek üzere Fransa kralına kadar gider. Hakim açısından ise Le Gris avantajlı konumdadır. Mahkemenin yeni kararına göre iki adam düello yapacak ve bu düellonun sonucunca biri ölecektir. Hayatta kalan kişi Tanrı'nın isteğini yerine getirmiş olacak ve eğer ki Le Gris hayatta kalırsa da aklanacaktır. Ayrıca eğer ki Carrouges kaybederse karısı ceza olarak bir kazığa bağlanarak yakılacaktır.