Karim, a passionate teenager with a promising future as a musician, learns he has schizophrenia. Devastated by this news, and surrounded by his mother and sister, he tries to rediscover his identity, even putting himself in danger.
15 yaşındaki Tyson ilk kez devlet okuluna gittiğinde hayatı sonsuza dek değişir. Tyson, şampiyon maraton koşucusu Aklilu ile arkadaş olur. Otizminin kendisini engellemesine asla izin vermeyen Tyson, babasının onayını kazanma umuduyla ilk maratonunu koşmaya kararlıdır. Beklenmedik bir arkadaşının ve ebeveynlerinin yardımıyla; kendine olan inancı ve ilk adımı atma cesareti ile her şeyin mümkün olduğunu öğrenir.
İki polis memurunu öldürmekten 15 yıl hapis cezasına çarptırılan Ruth Slater (Sandra Bullock), cezasını çektikten sonra yeni bir hayat kurmaya çalışıyor. Ancak cezaevinden çıkar çıkmaz öldürülen iki polis memurunun yakınları onu tehdit etmeye ve hayatını cehenneme çevirmeye başlar. Aksi takdirde artık eski evlerinde hoş karşılanmazlar. Bir çıkış yolu tıkanmış görünüyor, ancak nefret saldırıları artmaya devam ediyor. Şimdi, Ruth'un topluma geri dönüş yolu arayışında tek bir çıkış yolu vardır: yıllar önce gözden kaybettiği küçük kız kardeşini aramak, son çaresi olmalıdır. Ancak, kayıp aile bireyini arama, uzun yıllar hapis yattıktan sonra beklenenden daha zor hale gelir.
Başarılı bir psikiyatrist olan Zach Riley, prestijli bir üniversitede sürdürdüğü profesörlük görevini bırakarak, Dr.Reed'e ait özel bir akıl hastanesinde işe başlar. Riley, Dr.Reed'le görüşmesi sırasında, bu hastanede çalışmak istemesinin asıl nedeninin, babasının bir zamanlar burada yatmış olması olduğunu söyler. Zach Riley'nin babası T.L.Pierson, (Hiç Olmadı) adlı, fantastik bir ülkeyi ve orada yaşayan kahramanlarını anlattığı çok popüler bir çocuk kitabının yazarıdır. Fakat, çok başarılı bir yazar olan adam aynı zamanda tedavi kabul etmeyen bir şizofrendir. Karısının ve oğlunun yardım edemediği yazar, son yıllarını bu akıl hastanesinde geçirmiştir. Zach'in asıl niyeti ise, doğru dürüst tanımaya fırsat bulamadığı babasının son günlerinin izini sürmektir...
Matthew, a young schizophrenic, finds himself out on the street when a slumlord tears down his apartment building. Soon, he finds himself in even more dire straits, when he is threatened by Little Leroy, a thug who is one of the tough denizens of the Fort Washington Shelter for Men. He reaches out to Jerry, a streetwise combat veteran, who takes Matthew under his wing as a son. The relationship between these two men grows as they attempt to conquer the numbing isolation of homelessness.