Binh, yaşadığı Vietnam kasabasından kaçmak zorunda kalan onyedi yaşında bir gençtir. Saigon şehrine gidip annesini bulmaya çalışan ve başarısız olan genç adam daha sonra bu arayışını kardeşi Tam ile birlikte kaçtığı Amerika'da devam ettirmekte kararlıdır. Ancak hayat onlar için oldukça zorlu bir yoldur. Malezyadan Amerika'ya uzanan bu yolculuk esnasında karşılaştıkları mülteci gemileri, esir kampları ve insanlık dışı durumlar bu zorlu yolculuğun soğuk gerçekleridir.
A man living in the towering shadow of his aging father finds it difficult to start a new chapter in his life by marrying his girlfriend and moving to California.
Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.
Yıllardır görmediği kızıyla tekrar yakınlaşmaya başlayan bir adam, gençliğinde kaybettiği aşkını ve yıllar önce Tayvan'dan Amerika'ya gelişini hatırlar.