Çevik bir yankesici, bir yandan enerjik kuzenine bakmakla uğraşırken diğer yandan da yakında ayrılacağı kız arkadaşına olan borcunu ödemeye çalışır. Yanında arkadaşı olmadığı için kuzeni Pinpin'e başvurur.
Brian (Mark Ruffalo) ve Paulie (Ethan Hawke) çocukluk arkadaşıdır. Boston'un arka sokaklarında kardeş gibi büyüyen ikili, çok genç yaştan itibaren küçük suçlar işlemeye başlar, ve yaşları ilerledikçe suçları da ciddileşir. Suç dünyasında kendilerine bir "yer" edinmeye başlayan ikili, gangster Pat Kelly (Brian Goodman) için çalışmaya başlar. Suç dünyasında başarı sağlasalar ve zafer sarhoşluğu ve uyuşturucunun yönettiği bir dünyada kaybolmaya başlasalar da Brian, bir yandan çok sevdiği eşini (Amanda Peet) hayal kırıklığına uğratmanın üzüntüsü içersindedir. Çok geçmeden olaylar, iki farklı dünya arasında sıkışıp kalmış olan Brian'ı zor bir seçime zorlayacaktır.
Lucas Frost, an honest man brought up in a crime family whose only legacy is violence, tries to make his own life with his fiancée, Emma. He is suddenly pulled back into the family business he so despises when his cousin, Eli, perpetrates an armed robbery on a local scrap yard and an innocent life is caught in the crossfire.
Yankesici, Bresson’un üslubunu en iyi örnekleyen filmleri arasındadır. Film, Michel (Martin LaSalle) adında entelektüel ve asi bir gencin yankesicilik takıntısına kapılmasının hikâyesini anlatır. Michel başlangıçta, yankesiciliği basit ve geçimini sağlayan bir iş olarak görür; ancak zamanla yankesicilik bir işten çok, bir amaca ve yaratıcı bir edime dönüşür. Neredeyse anında paçayı ele verdiği amatör bir hırsızlık denemesinden sonra, kendisini eğitmesi için usta bir hırsızın yanına çırak olarak girer. Filmdeki yankesicilik sahneleri, heyecanı ve sinema dilini kullanmadaki ustalığıyla nefes kesicidir. Michel, hasta annesi ve kız arkadaşı Jeanne’la (Marika Green) görüşüyorsa da yankesicilik ona en duygusal ve manevi anlamda doyurucu insan ilişkilerini sunar. Bu durum Michel’in çalma sebebinin, sırf para kazanmak olmadığı anlaşılmaya başladığında, daha da açık bir şekilde görülür. Filmin sonunda, artık yakalanmak umurunda bile değilmiş gibidir.
After treating his rancher cousin shoddily in L.A. Michael Woods is sentenced by his parents to spending a month on the ranch with his cousin and aunt.
Finestkind, farklı dünyalarda büyüyen ve kader dolu bir yaz döneminde yetişkin olarak yeniden bir araya gelen iki kardeşin hikayesini konu ediyor.Tom ve Charlie, farklı dünyalarda büyüyen üvey kardeşlerdir. Yıllar sonra yeniden bir araya geldiklerinde çaresiz koşullar onları Boston'daki şiddet yanlısı bir suç çetesiyle anlaşma yapmaya zorlar. Mabel oraya giderken tehlikeli bir şekilde iki cephe arasında kalır. Fedakarlıklar yapılmalı ve kardeşler, arkadaşlar, sevgililer ile bir baba ve oğlu arasındaki bağlar en üst düzeyde teste tabi tutulmalıdır.
BUNRAKU: 1684 yılında Japonya'nın Osaka kentinde doğmuş geleneksel Japon kukla tiyatrosu türüdür. Egzotik doğu ile vahşi batı karışımı bir şehirde geçen film bilgisayar animasyonları ve muhteşem görüntü yönetmenliği ile dikkat çekiyor.
Hiper geçeğin egemen olduğu gelecekte, ateşli silahlar yasaklanmıştır. Silah olarak kral tahtına yeniden kılıçlar oturmuştur. Bu dünyanın en güçlü silahşörü ise Nicola The Woodcutterr’dır. Nicola, 9 suikastçiden oluşan Red Gang’in üyesidir ve bunlar özellikle Atlantik'in doğusuna hakim olmuş durumdadırlar. Ancak onların hakimiyetine bozacak bir yabancı şehre adım atar. Bu esrarengiz adamın kafasındaki tek şey Nicola'yı öldürmektir.