Jahkor, asla babası gibi olmak istemeyen bir gençtir. Suça bulaşıp hapse düşen babası da asla oğlunu hapiste görmek istemez. Ancak Jahkor da kendisini parmaklıklar ardında bulur. Annesiyle birlikte yaşayan ve sevgilisinin hamile olduğunu öğrenen Jahkor, Oakland’da rap yapma hayalleri kuruyordur. Dünyadaki sorumluluklarını yerine getirmeye çalışırken yanlış yola sürüklenen Jahkor tıpkı babası gibi hapis cezasına çarptırılır. Hapishanedeyken babası ile kendi hayatı arasında bir bağ kuran Jahkor, bu süreçte kendisini suça iten insanları, koşulları düşünür ve kendini keşfetme yolculuğuna çıkar.
Otostop çeken bir kadın, genç bir çift tarafından kaçırılır ve yedi yıl boyunca esir tutulur, bu süre zarfında işkence görür ve kendisini tutsak edenlerin kölesi olarak yaşamaya zorlanır.
Altı yaşındaki Maisie, rock yıldızı annesi Susanna ile karizmatik ancak ilgisiz sanat simsarı babası Beale´in tatsız boşanmasının sarsıntılarıyla boğuşmaktadır. Maisie’nin hayatına, boşanmanın ardından anne ve babasının yeni eşleri de girer. Ancak küçük kız, eşlerinin bencilliğini fark edip birbirlerine âşık olan üvey ebeveyniyle yakınlaşınca durum iyice çetrefilleşir.
İngiltere’nin 80’li yıllarda, şiddet dolu davranışlarından ötürü en popüler mahkûmlarından biri olan Michael Peterson’ın gerçek yaşam öyküsünden uyarlanan film, 19 yaşındaki genç Michael’ın çok çabuk öfkelenen karakter çizgileriyle başlıyor.Dünya üzerinde isminin kalıcı olmasını isteyen Michael’ın aklına bir gün postane soymak fikri gelir ve eline aldığı silahıyla hiç düşünmeden bunu gerçekleştirir. İlk olarak 7 yıl olarak kararlaştırılan hücre hapsi, hapishane içerisindeki uygunsuz hareketleri sonucunda 34 sene olur.Tüm bu seneler boyunca Peterson’ın aklı, yarattığı ‘Charles Bronson’ karakterinin kontrolündedir. Bronson’ın aklındaysa popüler kültürün dokunaklı sonu vardır. 21. yüzyılın ‘Otomatik Portakal’ı olarak nitelendirilen film, yüksek şiddet içeren sahneleriyle de adını duyurmakta.