Phukan hiç kimseyle çıkmamış ve aşkın nasıl bir şey olduğunu bile bilmiyor. Bir gün, yakışıklı ve soğuk tavırlarıyla tanınan, "Buz Prens" lakaplı Cirrus, Phukan'ın hayatına girer. Cirrus, kendisini paralel bir dünyadan gelen Phukan’ın sevgilisi olarak tanıtır ve Phukan’a onun hayatındaki en önemli kişi olduğunu söyler.
1 numaralı yarışçı Babe, Charlie'nin idolüdür. Charlie tıpkı Babe gibi olmak istiyor ama kendine ait bir yarış arabası yok. Böylece cesaretini toplar ve Babe'e yaklaşarak bir tane ödünç ister. Babe eğlenmek için aynı fikirde ve ikisi ilginç bir anlaşmaya varıyor.
Lost Girl, doğaüstü baştan çıkarıcı ‘Bo’nun (Anna Silk) hayatını konu alıyor. ‘Bo’ aslında bir ‘Succubus’ yani ölümlülerin seksüel enerjilerinden beslenen bayan bir iblis. Bo normal bir kız gibi insan ailesinin yanında büyüdü ve normal bir kız olduğuna inanıyordu ta ki erkek arkadaşı ile ilk seksüel faaliyetinde bütün enerjisini emene kadar. Şimdi tek başına yollarda ve korkuyor. Sonraları kendisinin bir ‘Fae’, milenyum yıllarına kadar sırlarını başarı ile korumuş efsanevi yaratık grubu, olduğunu keşfeder. Yanlız olmadığını öğrendiğinde dehşete düşer, ‘Fae’ ve insan arasında orta yolda gitmeye karar verir ve geçmişini nereden, nasıl geldiğini öğrenmeyi kendine görev olarak sayar, bu görevin ilk aşaması ise biyolojik annesini bulmaktır.
Bo’ya dizide şekilden şekile giren dedektif Dyson rolünde Kris Holden-Reid, kendisine bilimsel yollardan yardım etmeye çalışan insan doktor Lauren rolünde Zoie Palmer, en iyi arkadaşı olarak Kenzie rolünde iki kere Gemini Award ödülünü kazanan Ksenia Solo eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Rick Howard’ı Trick rolünde, arkadaş canlısı ama bir şeyler gizlemeye çalışan bar sahibi ve Emmanuelle Vaugier yer alıyor.