Bir çağ değişirken doğmuş olan bir kadın, geçirdiği bir kaza sonucu hiç yaşlanmamakla 'ödüllendirilir'. Mucizevi bir şekilde neredeyse 80 yıldır, 29 yaşında kalmayı başaran Adaline Bowman, münzevi bir hayat sürüyor, sırrını ortaya çıkarabilecek hiç kimseyle fazla yakınlaşmıyordu. Tesadüfen karizmatik yardımsever Ellis Jones'la tanışması hayata ve aşka duyduğu tutkuyu yeniden tetikler. Ellis'in anne babasıyla geçirdiği bir hafta sonu, gerçeğin ortaya çıkması tehlikesi yaratınca Adaline, hayatını sonsuza dek değiştirecek bir karar verir.
1916 yılının New York şehrindeyiz... İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olarak dünyaya gelen Peter Lake şimdilerde yetenekli bir hırsız olarak hayatını sürdürmek zorundadır. Göreve çıktığı evlerden birinde güzel ev sahibesi Beverly Penn ile karşı karşıya gelir ve o anda genç kadına aşık olur. Ne var ki aşkları pek de uzun ömürlü olamayacaktır; zira Beverly bu olayın hemen ardından hayatını kaybeder. Beverly'i bir türlü aklından çıkaramayan Peter yakın gelecekte yaşayacağı doğaüstü bir olay sonrasında kendini başka zaman bir zaman diliminde, kim olduğunu hatırlamadığı bir hal içerisinde bulur. Dahası ölüleri diriltmeyle ilgili gizli bir gücü olduğunu keşfetmiştir...
Delicesine aşık olan lise mezunları Riley ve Chris trajik bir araba kazasıyla ayrıldığında, Chris arafta kalırken Riley erkek arkadaşının ölümünden kendini sorumlu tutar. Mucizevi bir şekilde, ikisi bağlantı kurmanın bir yolunu bulur.
When his mother dies, young Peter Ibbetson leaves Paris and his best friend, Mary, behind to live with a severe uncle in England. Years later, Peter is an architect with little time for women, until he begins a project with the Duke and Duchess of Towers. When Peter and the duchess become great friends, she reveals that she is Mary — but the duke soon suspects his wife of infidelity and challenges Peter to a duel, threatening the pair's second chance.
Bill Parish, bu dünyada bir insanın sahip olabileceği her şeye sahiptir: Güç, para, başarı ve mutlu bir aile. Fakat mutlu dünyası 65. yaş gününden birkaç gün önce esrarengiz yabancı Joe Black'in ziyaretiyle altüst olacaktır. Zira bu herhangi bir genç adam değil, Parish'in canını almaya gelen Ölüm'dür.
Doğum gününü ailesiyle kutladıktan sonra hayata veda etmeyi tercih eden Bill, dünyada geçireceği fazladan birkaç güne karşılık Ölüm'ün dünyadaki rehberi olmayı kabul eder. Ölüm ise dünyanın tüm nimetlerini, en başta da aşkı tadacaktır. Ancak aşık olduğu kişinin Parish'in güzel kızı Susan olması, Bill'in dünyadaki son günlerini oldukça çetin kılacak gibidir.