19. yüzyılda Alberta'da geçen bu karanlık western, erkeklerin çoğunun katledildiği bir kasabadaki bir grup kadının hayatta kalma mücadelesini anlatıyor.
Dutton ailesinin ataları daha iyi bir gelecek arayışıyla Batı’ya doğru zorlu bir yolculuğa çıkarlar. Bu mücadele dolu yolculuğun sonunda büyük bir hanedanlığın tohumları atılır.
Sadece vahşi batıdan ibaret olmayan bir dönem dizisi. 1865'de Kuzey-Güney savaşından yenş çıkılmış. Ölen karısının intikamını almak için yollara düşen bir adam ve tüm kıtayı dolaşacak bir demiryolu inşaatı.
Hell on Wheels bu inşaatta çalışan işçilerin, yöneticilerin ve onların ihtiyaçlarını karşılayan toplumun diğer kesiminden insanların oluşturduğu bir kasaba ama sıradan bir kasaba değil. Raylar ilerledikçe, inşaat sürdükçe kasaba da ilerliyor. İ;şte dizide bu fonda yaşananlara, iç savaşın açtığı yaralara, kölelikten kurtulmalarına rağmen esir muamelesi gören zencilerin hayatına tanık oluyoruz.
1850'lerde Washington'da biri zengin, diğeri fakir ama sadık iki güçlü kadının liderliğindeki iki aile, kanunsuz sınır kasabasında üstünlük için savaşır.
Büyük Buhran sırasında, vaiz kılığına giren ve geçmişi şiddetle dolu olan bir yabancı, Iowa kırsalındaki çiftçileri grev yapmaları için bir araya toplar.
Deadwood, Güney Dakota'nın ilk günlerinin öyküsü; ana karakterlerin çoğu gerçek insanlara dayanan gerçek tarihi olayların etrafında örülmüş. Deadwood, bir altın madenciliği kampı olarak başlar ve yavaş yavaş kanunsuz bir vahşi batı topluluğundan organize bir vahşi batı uygar kasabaya dönüşür. Hikaye, gerçek hayattaki karakterler Seth Bullock ve Al Swearengen'e odaklanıyor.