A funeral director who moonlights as a stand-up comedian must learn to cope with four ghostly visitors who appear during his daily life and performances.
Birbirlerine sıkı sıkı bağlı olan Scott ve Kristin evlenmeye karar verirler. Düğün için bütün işlemler halledilir. Düğün yapılmış ve her şey yolundadır, ancak Scott ve Kristin’in arkadaşları yani düğün sağdıçları otel odasında ölü bulunana kadar herşey yolundaymış gibidir. Her sadıçın bir gerçeği vardır ve ortaya çıkmaya başladıkça Scott ve Kristin’in hayatlarını değiştirecektir.
Although Jo Jo Dancer has achieved success as a stand-up comedian, he hasn't found happiness. After receiving severe burns in a narcotics-related incident, Jo Jo remains in a coma, and, while in this state, he looks back on his life. Drifting off into memories of his troubled childhood, Jo Jo revisits his youth, recalling his eventual rise to fame and the decadence that followed. As he considers his existence, he must decide if he wants to go on living or not.
Sorunlarından kaçarak geçirdiği yılların ardından Renn, en büyük korkusuyla yüzleşmek zorunda kalır: annesinin ölümü. Renn cenaze töreni için eve dönerken Zoey ile tanışır, bu da yeni gerçekliğiyle yüzleşmekten kaçınmak için mükemmel bir bahane olur. Eve döndüğünde geçmişinden anılarla başa çıkmak ve sevgi dolu ama mesafeli kız kardeşi Leigh ile arasını düzeltmek zorundadır.
Elbette ki ölüler sırlarının tümünü yanlarında götüremezler, ancak ortaya dökülenler ne kadar feci olursa olsun yine de bu evde yas tutmak zorunlu. Aile sırlarıyla geleneklerin çatışmasını işleyen Beç Tavuğu Olmak Üzerine, Shula’nın geceyarısı boş bir yolda amcasının cesedini bulmasıyla başlıyor. Cenaze süreci ilerlerken Shula ile kuzenleri, ailelerinin gizli kalmış sırlarını gün ışığına çıkarıyor. Bazen komik, bazen korkunç, gerçeküstü ve hareketli bu film, kendi kendimize söylediğimiz yalanlarla hesaplaşıyor, bittikten çok sonra bile insanın ruhunda geziniyor. Büyük beğeni toplayan Ben Cadı Değilim’in (2017) yönetmeni Rungano Nyoni, bu gerçeküstü hikâyede anavatanı Zambiya’nın karmaşık meseleleriyle toplumsal gerçeklerini ele almaya devam ediyor.
L.A.'den mücadele eden bir stand-up komedyeni -kuyruğu bacaklarının arasında Doğu Long Island'a geri dönmek zorunda kaldı- ve trajik bir şekilde kusurlu, ancak çekici ve karizmatik, alkolik bir dermatolog arasında beklenmedik bir dostluk alevlenir. Akraba olmayı keşfeden her biri, yaşamlarındaki 'başarısızlıklarla' yüzleşme güvenine ek olarak, diğerinin şifa bulmasına yardımcı olur.
Barney Thomson, awkward, diffident, Glasgow barber, lives a life of desperate mediocrity and his uninteresting life is about to go from 0 to 60 in five seconds, as he enters the grotesque and comically absurd world of the serial killer.