In the fictional small town of Avonlea, Prince Edward Island, in the early 20th century, 10-year-old Montreal heiress Sara Stanley is sent by her wealthy father to live with her two maiden aunts, Hetty and Olivia King, to be near her late mother's side of the family.
Hırçın dalgalarla, dinmez fırtınalarla mücadele etmeye alışmış insanların coğrafyasında, ayakları üzerinde dimdik duran, tüm duygusallığı, dirayeti ve direnci ile bir kadının ve Karadeniz’in fırtınalarıyla yarışan, dalgalarıyla boğuşan “sevdasına” tutkun bir erkeğin hikâyesi etkili bir senaryo eşliğinde ekranlara geliyor… Can düşmanı iki ailenin bitmeyen savaşının ortasında kendini bulan bir yabancının gözünden; dağların, denizin ve insan ruhunun iniş çıkışları anlatılıyor…
Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.
Zengin ve karizmatik bir iş adamı olan Yaman Kırımlı ile masum ve mütevazı bir hayatı olan Seher Kerimoğlu'nun hikâyesini içeren dizide hem Yaman hem de Seher ailesini kaybeden ve kendilerinden başka bir yakını olmayan yeğenleri Yusuf'u emanet olarak görmektedir. Yaman Kırımlı çok zengin bir adamdır ama geçmişte yaşadığı zor günlerin etkisinden bir türlü kurtulamaz. İki ağabeyi olan Yaman, onları terk ederek başka bir adamla giden annesini hiç affetmez. Annesinin evi terk etmesiyle intihar eden babasını ise bir türlü unutamaz. Yaman Kırımlı bu durumdan sonra kadınlardan nefret eder ve hiçbir kadına güvenmemektedir. Yaman yeğeni Yusuf'u da acımasız ve güçlü biri olarak yetiştirmek ister Seher ise emanet olarak gördüğü yeğenini almak ve onu kendi istediği gibi yetiştirmek ister. Tabi Yaman Kırımlı buna asla izin vermeyecektir. Seher ise Yaman'ın tüm zorluklarına rağmen yeğenini almak ister ve bu konu da her şeyi göze alacaktır.
İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...