Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.
Ashok(ırfan Khan) ile karısı Ashima(Tabu) yeni bir hayat kurma hayalleriyle 1970'lerde Kalküta'dan New York'a yerleşir.Karı - kocanın Kalküta'daki geleneklerle çevrili yaşamlarından çıkıp birer Amerikalı'ya dönüşmesi oldukça sancılı bir süreçtir.Oğulları Gogol(Kal Penn), burada dünyaya gelir.Ünlü Rus yazarın adını taşıyan bir Hintli olarak Gogol -üstelikte sarışın bir kızla çıkmaya başlayınca- anne, babasının yaşadıklarından çok daha farklı zorluklarla karşı karşıya kalır.
Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.
Winter, 1843. A young woman is under investigation following the mysterious death of her family's matriarch. Her recollection of the events sheds new light on the ageless forces behind the tragedy.
A poor, struggling South Carolinian mother and daughter face painful choices with their resolve and pride. Bone, the eldest daughter, and Anney her tired mother, grow both closer and farther apart: Anney sees Glen as her last chance.