A group of kids embarks in a macabre adventure, full of characters from the Brazilian popular imaginary - the werewolf, a witch, a ghost, monsters and The Saci.
Her biri çölde yolculuk eden beş gezginin kesişen yollarına dair beş farklı korku hikayesi. Yolcuların her biri, en karanlık sırları ve en korkunç kabusları ile yüzleşecektir.
Yoksulluktan kaçıp witcher olan Vesemir, para ve şöhret için canavar öldürür. Ama yeni bir tehdit ortaya çıktığında tanıdık bir iblisle ve geçmişiyle yüzleşmesi gerekir.
Ginger Snaps filminin devamı olan bu filmde Ginger’in kardeşi Emily lanetlenmiştir durum daha da kötüye gitmektedir, akıl hastanesinde yatmaktadır. Tek umudu ise Ghost isimli garip küçük bir kızdır fakat Ghost’un da kendine göre planları vardır.
Bridgette ve ablası Ginger, 15 ve 16 yaşlarında iki genç kızdırlar. Banliyöde, kısıtlı bir çevrede yaşayan ve çevrelerindeki diğer kızlardan bir hayli farklı olan kızkardeşler, yalnızlıklarını ancak birbirleri sayesinde azaltabilmektedirler. Ölümle ve karanlık ne kadar ton varsa hepsiyle ilgili olan kardeşler, komşularının köpeklerini parçalayan gizemli bir yaratık mahalleyi tehdit edince de ilgi alanlarından uzak durmazlar. Gece yarısı ormanda parçalanmış köpekleri görüntülemeye çalıştıkları bir sırada, yaratık Ginger’a da saldırır ve onu kötü şekilde yaralar. Bu badireyi böylece atlatan ve bu olayı kimseye söylemeyeye karar veren kardeşlerden Bridgette, ablasındaki yaraların olağanüstü biçimde hızla iyileştiğini fark ettiğinde çok şaşırır. Bir süre sonra yaralarından kıl tüy çıkmaya başlayan Gİnger’daki değişiklikler bununla da sınırlı kalmayacaktır.
Gençlik masumiyetinin kaybı, genç bir kızın yetişkinlik eşiğinde cinsellikle tanışması üzerine kurulu bu büyüme hikayesi... Aynı zamanda romancı Neil Jordan'ın ilk kez denediği "Angel"dan sonraki ikinci filmi. Masalların düz anlatımını benimsemese de, düpedüz bir masal; kurtadam hikâyeleriyle desteklenmiş bir "Kırmızı Başlıklı Kız" masalı.
Küçükken ailesi gözlerinin önünde vampirler tarafından öldürülmüş olan Jack Crow bu olayın etkisi ile kendini vampir öldürme işine vermiştir. Güzel bir de ekip kuran Crow, memleketi köşe bucak, dere tepe gezip öldürmedik vampir bırakmamaktadır. Vampirlerin underground varlığı ne kadar underground olursa olsun, yine de yüzyıllardır Vatikan tarafından da bilinmektedir. Crow ve ekibi de zaten Vatikan için ama Vatikan’dan bağımsız çalışan, kafa avcılarıdır. Sıradan bir operasyon sırasında çok kötü biçimde sert kayaya toslayan ve master vampir Jan Valek ve vampir ordusu ile müşerref olan Crow ve ekibinden geriye yalnızca kendisi ve has adamı Montoya kalır. Vampirler tarafından ısırılmış ve üç vakte kadar vampire dönüşecek bir fahişe, ve stajyer avcı tıfıl bir genç rahip ile kadroyu genişleten Crow, Valek ve vampirlerinin peşine düşer. Valek, vampirlerin gün ışığında da yürümesini sağlayacak bir teknolojinin peşindedir ve çok geç olmadan durdurulmalıdır.