Çatışmada öldürülen oğlu Stephon (Aml Ameen)’ın üzüntüsüyle depresyona giren Lila (Viola Davis), psikolojisini düzeltebilmek için Kayıp Çocukların Anneleri adında destek grubuna yazılır. Gittiği bu grupta küçük kızını aynı gece kaybetmiş olan Eve (Jennifer Lopez) ile tanışır. Üzüntülü iki anne arasında dostluk başlar. Polis teşkilatının olaylara etkisiz ve yavaş tutumu karşısında oğlu için adalet arayan Lila, Eve ile birlikte oğlu Stephon’ı öldüren uyuşturucu satıcılarıyla karşı karşıya gelirler. İki acılı annenin ölen oğlunun katilini bulmak ve adalete teslim etmek için çıktıkları bu yolda başlarından geçen olaylar anlatılıyor.
Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.
Medeniyet ölümcül bir pandemiye yenik düştükten ve karısı öldürüldükten sonra, Özel Kuvvetler askeri olan John Wood görevini terk eder ve İskandinav vahşi doğasında bir münzevi olarak yaşamına devam eder. Yıllar sonra, kapısında yaralı bir kadın belirir. Maria Johnson kaçan bir laboratuvar faresidir ve peşindekiler onun kanının dünya çapında bir tedavinin anahtarı olduğuna inanmaktadır. John ilk başlarda bu işe karışmaktan çekinse de, Maria'nın peşindekinin birkaç yıl önce karısını öldüren kişi olan Komutan Stone'dan başkası olmadığını öğrendiğinde tüm şüpheleri bir kenara bırakır.
Shaun Russell iki çocuğuna bakmakta olan bir annedir. Çocuklarını her şeyden çok seven annenin hayatı bir gün evine zorla girilmesi ile kökünden değişir. Hayatının en büyük kabusu gerçek olmuştur ve çocukları tehlikededir. Rehin olarak alınan 2 çocuğu Jasmine ve Glover'ı kurtarmak için her şeyi göze almaya hazır olan Shaun'un tek kişilik kurtarma operasyonu oldukça tehlikelidir. Ancak hiçbir güvenlik önlemi, tuzak ya da saldırgan, çocuklarını kurtarmaya ant içen kararlı bir annenin önünde duramayacaktır...