Every Wednesday, alcoholic CEO, Shilo and her long suffering PA, Teddy meet to conduct matters of business. But on this particular evening, secrets will be uncovered, old wounds will be reopened and their unique co-dependency will come under scrutiny.
İyi başlayıp kötüye giden yetişkinliğe geçiş törenini anlatan bu komedi filminde Skylar Astin, Miles Teller ve Justin Chon rol alıyor. Derslerinde oldukça başarılı olan üniversite öğrencisi Jeff Chang her zaman kendisinden bekleneni yapmıştır. Ancak en iyi dostları Casey ve Miller 21. Yaş günü için sürpriz bir ziyarette bulununca, ertesi sabah önemli bir tıp okulu ile görüşmesi olmasına rağmen, bir kereliğine kendinden beklenmeyeni yapmaya karar verir. Bir bira ile başlayan akşam kaos gecesine dönüşür.
1970’ler Los Angeles’ında, şanslı ama sakar özel dedektif Holland March ve dikkatli araştırmacı Jackson Healy bir gizemi çözmek için bir araya gelir. Birlikte, herkesin aradığı ve önemli bir sırrı saklayan Amelia isminde kayıp bir kızı bulmaları gerekmektedir. Amelia Kuttner, ünlü bir porno yıldızı olan Misty Mountains’ın gizemli ölümünü çözebilecek bilgilere sahip tek kişidir. Bu araştırma esnasında iki dedektif kendilerini yüksek statüdeki devlet yetkililerinin hedefinde bulur.
New York’ta yaşayan arzu dolu bir roman yazarı ile genç ve güzel bir kadın arasında bir ilişki başlar ve ileriki zamanlarda kız ile ilişkileri dahada büyür. Ancak bu kadın Fransız bir diplomatın karısıdır ve bu yeni çift her akşam yalnızca 5 – 7 arasında buluşabilmektedirler. Aşkları derinleştikçe kültürler, dünya görüşü, kişisel ahlak ve diyet tercihleri gibi konularda aralarında çatışmalar gün yüzüne çıkmaya başlayacaktır…
Teddy Pierce (Gene Wilder) iyi bir işi, iyi bir eşi, arkadaşları ve çocukları olan mutlu orta yaşlı bir iş adamdır. Görünüşte hayatta istenebilecek her şeye sahiptir. Ancak bir gün kırmızı elbiseler içinde muhteşem bir kadına rastlar (Kelly LeBrock), artık hayatı eskisi gibi olmayacaktır.
Auggie'nin New York'taki tütüncü dükkanında tıpatıp aynı olan günler birbirini takip etmektedir ta ki Auggie, bize hayatın küçük detaylarının farkına varmayı öğretene kadar. Paul Benjamin, her gün sokakta gördüğü ama tam olarak kavrayamadığı hayat ile ilgili kendisine bir roman kazandıran bir sürü olaylar dizisi yaratır. Sonunda artık bir öykü oluşturma sırası Auggie'ye gelmiştir.