Yuri Orlov ve ailesi Amerika ‘ya o çok küçük yaşlardayken göç etmiştir. Sıradan geçen hayatı yaşadığı bir olay yüzünden tamamen değişir. Uluslarası bir silah taciri olup, en önemli ordulara, diktatörlere silah pazarlamaya başlar. Kardeşi Vitaly ile başladıkları bu işte az zamanda çok yol katederler. Ordulara, diktatörlere silah satmaya kadar uzanan kariyerlerinde Vitaly kardeşini yarı yolda bırakır. Ağır sorumluluklar ve sağlam bir yürek isteyen bu işi daha fazla kaldıramaz. Yoluna tek başına devam eden Yuri, hayallerinin kadınıyla evlenir ve çoluk çocuğa karışır ama ailesi onun bir nakliye şirketinin sahibi olduğunu sanmaktadır.
Şövalye ruhlu mahkum Sam Gillen(J.C.Van Damme)'in de bulunduğu tutukluları taşıyan bir konvoy saldırıya uğrar. Saldırıyı düzenleyen Sam'in ortağı ölürken Sam kaçmayı başarır. Sam ise oğlu Mookie ve kızı Bree ile birlikte yaşayan dul Clyde(Rosanna Arquette)'ın yanına sığınır. Clyde ve çocuklar Sam'in kimliğini bilmezler. Sam aileyi, topraklarını ele geçirmek için canice yöntemlere başvurmaktan çekinmeyen toprak ağası Franklin Hale(Joss Ackland) ve adamlarından korumak üzere kolları sıvar...
Los Angeles'ın banliyösündeki bir otelde geçen hikayede, Tom Tom (Jeremy Davies) saf ve masum bir gençtir ve bir sokak kızı olan Eloise’ye (Milla Javovich) deli gibi tutulmuştur. İlişkileri devam ederken bulundukları otelde bir cinayer işlenir, öldürülen çok büyük bir medya kralının oğludur. Otelde bir soruşturma başlar ve FBI tarafından görevlendirilen dedektif Skinner (Mel Gibson) devreye girer. Oteldeki herkes potansiyel suçlu haline gelir. Arkadaşlığın, ihanetin ve karşılıksız aşkın hikayesi…
Bebek bakıcısı olarak çalıştığı ve yaşadığı otelde, orada kalan bir adama (Richard Widmark) aşık olan genç ve güzel kadın (Marilyn Monroe) bu bebeğin genç adamla olan aşk ilişkilerine engel olduğu düşüncesi ile bir anda tehlikeli ve yırtıcı biri haline gelir. Anne Bankroft'un da eşlik ettiği bu tüyler ürpertici ve kışkırtıcı filmde, Monroe'yu alışkın olmadığımız derecede karanlık bir karakter olarak izleyeceğiz.
Vahşi atların eğitimini içeren bir rehabilitasyon programına katılan bir mahkumun hikayesini konu ediyor. Roman Coleman, şiddet dolu bir geçmişe sahip olan genç bir adamdır. Geçmişinde işlediği suçlardan dolayı Nevada kırsalında bulunan bir hapishanede mahkum olan Roman, tüm dünya ile bağını koparır. Kendisini hapishanede görmeye gelen kızı dahil kimse ile iletişim kurmak istemez. Şiddet dolu geçmişinden uzaklaşmak için mücadele eden Roman, devlet tarafından belirlenen bir rehabilitasyon programına katılır. Roman, program kapsamında yabani atların eğitiminden sorumlu olarak görevlendirilir. Genç adam, eğitim sırasında atlarla ve diğer mahkumlarla bağlantı kurmaya çalışır. Kendisi gibi mahkum olan Henry ve yaşlı bir eğitmen olan Myles ile birlikte çalışan Roman, bilhassa hırçın bir at ile ilgilenmektedir. Roman, atı sakinleştirmeye çalıştıkça kendi geçmişi ile de yüzleşmeye başlar.