Film, Brooklyn’de bir sigorta avukatının kendisini bir anda Soğuk Savaşın ve Sovyetler tarafından ele geçirilen Amerikalı U-2 pilotunun değişimi için olacak pazarlığın ortasında bulmasını konu alıyor.
The Courier, tarihin en büyük uluslararası çatışmalarından birine katılan mütevazi bir İngiliz işadamı olan Greville Wynne'nin (Cumberbatch) gerçek hikayesine dayanıyor. İngiltere'nin MI-6 ve bir CIA operasyonunun (Brosnahan) emriyle, nükleer bir çatışmayı önlemek ve Küba'yı etkisiz hale getirmek için gerekli önemli istihbaratı sağlamak amacıyla Sovyet subayı Oleg Penkovsky (Ninidze) ile gizli ve tehlikeli bir ortaklık kuruyor.
Filmde Rami Melik, Charlie Heller adında zeki ancak içine kapanık bir deşifre uzmanını canlandırıyor. Langley'deki CIA merkezi binasında bodrum katındaki ofisinde çalışan Heller'ın hayatı, Londra'daki bir terörist saldırısında karısının öldürülmesinin ardından altüst olur. Yetkililerin harekete geçmeyi reddetmesi üzerine Charlie, işleri kendi eline alır ve sorumluları bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkar. Zekası, peşinden koşanlardan kaçmak ve intikamını almak için en güçlü silahı olacaktır.
Christopher Boyce (Timothy Hutton), Amerikan savunma şirketi TRW'de çalışan ve devletin gizli belgelerine erişimi olan idealist bir gençtir. ABD'nin yurtdışı operasyonlarını öğrendikçe, ülkesine olan güvenini kaybeder. En yakın arkadaşı, uyuşturucu satıcısı Daulton Lee (Sean Penn) ile birlikte, bu bilgileri Sovyetler Birliği'ne satmaya başlar. Ancak bu tehlikeli oyun, CIA ve KGB'nin radarına girmeleriyle kontrolden çıkar. Boyce'nin zekâsı ve Lee'nin kaygısız tavrı, ikisini de giderek daha büyük bir tuzağa sürükler.
Bir Rus milyarder için malı danışmanlık yapan Jack Ryan, kendini bir anda teröristlerin hazırladığı bir planın içinde bulur. Şimdi yapması gerekense ülkesinin ekonomisini çökertecek olan bu komployu durdurmaktır.
Soğuk Savaş’ın tüm gerginliği ile sürdüğü yıllarda, bu gerginlikten en çok nasiplerini alanlar, her iki ülkenin de istihbaratından sorumlu olan ajanlardı. FBI içinde uzun yıllardır ajan olarak görev yapan Robert Hanssen da, bu yıllar boyunca sadakati sınanan ajanlardan biri idi.Yirmi yıllık bir süre boyunca ülkesinin istihbarat bilgilerini Sovyetler Birliği’ne satmış olan Hanssen, sadakasizliğinin anlaşılması sonucu sıkı bir takibe alınır. Eric O’Neill ismindeki genç ajan, Hanssen’in gerçek yüzünün ortaya çıkarılması için görevlendirilmiştir. Biri genç ve hırslı, diğeri ise tecrübeli ve kurnaz bu iki ajan arasında gerilim dolu bir ölüm oyunu yaşanacaktır.Suspect Zero, Uçuş Planı gibi filmlerden senarist olarak tanıdığımız Billy Ray, bu sefer senaryonun yanında yönetmen koltuğunda da oturuyor. Akademi Ödüllü başarılı oyuncu Chris Cooper’a, Ryan Phillippe eşlik ediyor.
Leon Uris’in aynı adlı eserinden uyarlanan 1969 yapımı film, soğuk savaş sırasında yaşanan casus hikâyelerini konu alır. Film, birbirinden farklı birçok kişinin öykülerinin kesiştiği yerdir. Zeki bir Fransız ajanı, sıhhi savaştaki karmaşıklaşmış politikalar içerisinde, 1962 Küba krizine yol açmış olayları gün yüzüne çıkarır. Daha sonrasında ise Fransa’ya geri dönerek uluslararası Rus casusluk çemberinden ayrılır.