Genç ve bekar bir kadın olan Brontë'nin tüm istediği, büyük ve serası olan bir kata taşınmaktır. Doğru evi bulduğunda bekarlara verilmediğini öğrenir. Bunun üzerine yeşil kart alıp ABD vatandaşı olmak isteyen Fransız Georges ile sahte bir evlilik yapmayı kabul eder. Ancak göçmenlik dairesinin müfettişleri sık eleyip ince dokumaktadırlar. Bunun üzerine Georges, Brontë'nin yeni evine taşınır ve imtihanı geçebilmek için birbirlerini yakından tanımak zorunda kalırlar. Oysa dıştan bakıldığında gerçekten de uyumsuz bir çifttir onlar: Genç kadın tam bir idealist, üstelik vejetaryendir. Fransız ise sokaklarda büyümüş, pragmatik bir adamdır. Kırmızı ete ve şaraba bayılır.
Portokalos ailesi, 30 yaşına gelmesine rağmen halen evlenmemiş olan kızları Toula için endişelenmektedir. Ailesinin sahibi olduğu Yunan lokantasında çalışmakta olan Toula, bu hayatından bezdiği için artık büyük bir değişiklik istemektedir. Halasının turizm acentasında çalışmaya başlayan Toula, lan Miller adlı uzun boylu, yakışıklı bir lise öğretmenine aşık olur. Ancak ciddi bir sorun vardır. Lan Yunanlı olmadığı için eski moda bir adam olan Toula'nın babası Gus, bu birlikteliğe kesinlikle karşı çıkmaktadır.
Peng, tüm zamanını yaklaşan göç için pratik yaparak geçiren bir kazdır. Herkesten daha iyi olduğunu düşünen Peng, yüksek hızlarda çılgın hareketler yapmaya çalışırken birçok kazaya da neden olur. Bir gün yere oldukça yakın bir şekilde uçarken, Chao ve Chi adında iki ördek yavrusuna çarpar. Ördeklerin sürüden ayrılmasına neden olan Peng, onlarla ilgilenmek zorunda kalır. Başlarda bu durumdan rahatsız olsa da zamanla yavru ördeklerle arasında beklenmedik bir bağ kuran Peng, Chao ve Chi sayesinde koşulsuz sevginin ne demek olduğunu öğrenir.
Gina hates her Valentine's Day birthday and travels to Greece to prevent her boyfriend's proposal. With help from vacationers Johnny and his sister Mickey, she schemes to delay it – while questioning her relationship.
Geçmişteki bir davadan dolayı psiklojisi bozulduğu için alkole sığınan ve bu sebeple eşinden boşanıp 5 yaşındaki kızının velayetini almak için uğraşan avukat Cate McCall; aynı zamanda önemli bir cinayet davasını üstlenir, haksız yere hüküm giymiş Lacey’nin davasını alır. Bütün deliller, olay yeri incelemeleri kadının suçsuz olduğunu ispatlasa da Cate McCall yargı duvarına toslar. Kendisinden başka kimse Lacey’nin masumluğuna inanmamaktadır. Önyargıları sağlam savunmayla yıkmaya niyetli olan McCall adalet sisteminin doğru şekilde işlemesi için varını yoğunu ortaya koyacaktır. Önünde iki yol vardır; ya mesleğinde ilerlemek için bu davayı kazanmaya çalışmak ya da kızının velayeti alabilmek için ona daha fazla vakit ayırmak..
Rudy, an American of Hispanic descent, whose south-of-the-border looks show him no mercy during an immigration raid in a migrant worker factory. As his luck goes, he is caught with neither money nor his ID and is deported to Mexico - without speaking a word of Spanish!