In the insulated bubble of white Apartheid South Africa, Marnus, a sheltered 11-year old boy accuses the grandson of his family’s domestic worker of steeling his fishing rod. A brutal chain of events is set in motion, shattering the illusion of his family’s wholesome facade.
Disgrace is the story of a South African professor of English who loses everything: his reputation, his job, his peace of mind, his good looks, his dreams of artistic success, and finally even his ability to protect his cherished daughter. After having an affair with a student, he moves to the Eastern Cape, where he gets caught up in a mess of post-apartheid politics.
Tim Jenkin ve Stephen Lee, apartheid karşıtı gizli operasyonlara karıştıkları için hapse atılan yirmi yaşlarında iki beyaz Güney Afrikalıdır. 12 yıl hapse mahkum edilen ikili, yüksek güvenlikli Pretoria Hapishanesi’ne gönderilir. Jenkin ve Lee burada kendileri gibi tutuklu olan arkadaşları Alex Moumbaris ile birlikte hapishaneden kaçmaya karar verir. Aylar süren hazırlığın ardından üç arkadaş, el yapımı tahta anahtarlar üreterek özgürlüklerine kavuşmaya çalışır.
Güney Afrika'da apartheid rejimi altında yaşayan İngiliz yetim PK, kendisini Afrikalılar ve adaletsiz sistemle bitmek tükenmek bilmeyen bir kavga içinde bulur. Ailesinin politik inançları yüzünden huzursuz edilen genç PK; nazik, görmüş geçirmiş bir makum olan tek arkadaşından yardım ister ve ondan boks yapmayı öğrenir.
Uluslararası bir şöhrete sahip olan fakat insanların devlet eliyle idam edilmesine karşı çıkan avukat John Weber, henüz 17 yaşında cinayetle suçlanan bir gardiyanı idam edilmemesi için savunmasını üstlenir. Fakat eldeki hiçbir bulgu somut olarak müvekkilini aklamaya yetmeyecektir.
Gerçek bir hikayeyi temel alan The Best of Enemies, sözünü sakınmayan insan hakları savunucusu Ann Atwater (Taraji P. Henson) ve düzenlenen bir topluluk zirvesine isteksizce eş başkanlık etmek zorunda kalan yerel Ku Klux Klan lideri C.P. Ellis’in (Sam Rockwell) beklenilmedik ilişkisine odaklanıyor. 1971 yılında Durham, Kuzey Karolina’daki okulların ırk ayrımının kaldırılması üzerine düzenlenen zirvede yaşananlar, Durham, Atwater ve Ellis’in hayatını sonsuza kadar değiştiriyor.
Seçkin festivallerden ödüllerle dönmüş bir yapım ve gerçek bir yaşam öyküsü… Güney Afrika'da yaşayan 10 yaşındaki Sandra (Sophie Okonedo) tipik bir yerli gibi görünmektedir Ancak anne-babası beyazdır; ancak atalarının kökleri, siyahi ırka dayanmaktadır Sandra, beyaz tenli ağabeyinin eğitim gördüğü yatılı okula gönderilir Fakat 'renkli' olduğu için okuldan kovulur Sandra'nın babası Abraham (Sam Neill) bu karara karşı çıkar ve mahkemeye başvurur Bu olay uluslararası bir skandal haline gelir Sandra, ilerleyen yıllarda da ırkçılık sorunuyla sürekli mücadele etmek zorunda kalacaktır.