In the midst of the 2nd wave of the pandemic in India, Sushant is shook by an actor's suicide. What follows is a dangerous and expanding blur between the 'self' and the 'other'.
“Freud’un bahsettiği biçimiyle ‘tekinsizlik’ filmin ruhuna cuk oturdu.” Simon her şeyden önce utangaç bir adamdır. İşyerinde herkesin unuttuğu, annesi tarafından küçümsenen ve rüyalarının kadını tarafından bir türlü fark edilmeyen bir adamdır. Dışlanmışlığını ve dünyanın ona kayıtsızlığını değiştirmek içinse elinden pek bir şey gelmemektedir. Ta ki, işyerine ona tıpatıp benzeyen James gelene kadar. James onun fiziksel olarak ikizidir ama karakter olarak tam zıttıdır. Kendine güveni, karizmatikliği ve kadınlarla çok iyi geçinebilmesiyle bir anda herkesin gözdesi oluverir.
Simon’ın tam da korktuğu gibi, James yavaş yavaş onun bütün yaşamını ele geçirmeye başlar. Dostoyevski’nin ‘Öteki’sinin oldukça yaratıcı bir uyarlaması olan film, kurduğu karanlık ve Kafkaesk atmosferle dikkat çekiyor. Richard Ayoade bu ikinci filminde, nev-i şahsına münhasır mizah anlayışıyla tedirgin edici ama oldukça da komik, daha önce pek görmediğimiz tuhaf bir dünya yaratıyor. Tek kelimeyle muhteşem!
Bir İHA pilotu olan Harp, zor bir görevle karşı karşıyadır. Tehlikeli bir askeri bölgeye gönderilen Harp’tan burada kıyamete neden olabilecek bir cihazı bulması istenir. Bir andoid subay ile birlikte çalışan Harp’ın cihazı yanlış kişilerin eline geçmeden bulması gerekir.
When an eccentric poet who makes a living ghostwriting suicide notes falls for the free-spirited sister of his latest client, he must desperately maintain a web of lies to conceal how he knew her deceased brother.
Apartheid’in acımasız yüzüne tanık olan beyaz bir öğretmenin çarpıcı dönüşümü! Ben du Toit, sıradan bir hayat sürerken, bahçıvanının polis şiddetiyle öldürülen oğlu için adalet arayışına girer. Sistemin baskılarına rağmen gerçeklerin peşinden giden Ben, hukukun çaresizliğiyle yüzleşir.
Video klip ve reklamların usta yönetmeni Singh'in odağında bu kez, sakat bir adam ile küçük bir kızın bir hastanede yaşadıkları olağandışı aşk hikâyesi var. Adam ve kız kendi aralarında, intikam peşindeki beş kahraman hakkında bir masal uydururlar: Maskeli bir kabadayı, Afrikalı kaçak bir köle, Hintli bir mistik, İtalyan bir anarşist ve bir doğabilimci, ıssız bir adaya sürgün edilmişlerdir. Düşüş, akıl almaz sahnelerin rengârenk canlandırma planlarıyla harmanlandığı son dönem filmler arasında, izleyiciyi görselliğiyle yakalayacak, akıllardan kolay silinmeyecek bir yapıt.
17 yaşındaki Samantha okulda harika bir arkadaş grubuna ve mükemmel sevgiliye sahiptir. Ancak bir gün her şey değişir. Geçirdiği bir kaza sonucu Samantha esrarengiz bir şekilde, tekrar tekrar aynı günü yaşamaya başlar. Her sabah aynı güne uyanan Samantha, gün boyunca herkesin ne yaptığını biliyor fakat ne denerse denesin sonunda günü baştan yaşamaya başlıyor. Hayatınızı kökünden değiştirmek ve gerçek aşkı bulmak için tek bir gün bile farklılık yaratabilir mi?