Dini bir tarikatın üyeleri toplu intihar ettikten 30 yıl sonra hayatta kalan tek kişi, bu trajedinin yaşandığı yere bir belgesel ekibiyle birlikte geri döner.
Genç bir arkadaş grubu buldukları mumyalanmış lanetli bir eli kullanarak ruhları nasıl canlandıracaklarını keşfederler ve içlerinden biri çok ileri gidip korkunç doğaüstü güçleri serbest bırakana kadar yeni heyecana kapılırlar.
Başarılı yazar ve yönetmen Ti West (Şeytanın Evi, Ruhlar Oteli) ve korku filmlerinin ustası Eli Roth’un (Otel, Dehşetin Gözleri, Son Ayin) filmi The Sacrament arkadaşlarının kayıp kız kardeşini arama yolculuğunu belgeleyen iki muhabiri anlatıyor. Amerika’nın dışında, adı gizli tutulan bir yere, dış dünya ile bağlantısı olmayan 200 üyeli kırsal bir ütopya olan “Eden Parisch”in dünyasına seyahat ederler. Topluluk onları dostça karşılar. Bu küçük, dindar, sosyalist topluluğun merkezinde yalnızca“Baba” olarak bilinen gizemli bir lider vardır. Arkadaşları kız kardeşine kavuştuğunda, bu cennetin göründüğü gibi bir yer olmadığını anlarlar. Sadece bir belgesel çekimi olarak başlayan yolculuk, yakın zamanda canlarını kurtarmak için bir kaçışa dönüşecektir. West’in bugüne kadar çektiği en karanlık, en zeki, mideye bir yumruk gibi inen bu yapıtı, intihar tarikatları ve karizmatik bir liderin kendine kayıtsızca bağlı bir topluluğun üzerindeki etkisi hakkında son derece etkili bir film..
Öfke virüsünden sağ kurtulan bir grup, küçük bir adada yaşamaktadır. Grubun bir üyesi ana karaya bir görev için adadan ayrıldığında yalnızca enfekte olanların değil, diğer hayatta kalanların da mutasyona uğradığı sırları, harikaları ve dehşetleri keşfedecektir.
The Devil Conspiracy, tarihin en etkili insanlarını sadece birkaç DNA parçasıyla klonlamalarına olanak tanıyan çığır açan bir teknolojiye sahip güçlü bir biyoteknoloji şirketinde yaşananları konu ediyor. Bu şirketin arkasında, İsa'nın kefenini çalan ve onlara İsa'nın DNA'sını veren bir Satanistler çetesi vardır. Klon, şeytana nihai adak olarak hizmet edecektir. Başmelek Mikail Dünya'ya gelir ve şeytanın komplosunu sona erdirmek için hiçbir şeyden vazgeçmez.
Rebecca evden ayrıldığında çocukluk korkularını da ardında bıraktığını düşünür. Büyürken, ışıklar söndüğünde neyin gerçek neyin hayal olduğundan asla emin olamamıştır…ve şimdi de küçük kardeşi Martin, bir zamanlar Rebecca'nın akıl sağlığını sınayan ve güvenliğini tehdit eden, açıklanamayan ve korkunç olaylar yaşamaktadır. Anneleri Sophie'yle gizemli bir bağı olan korkunç bir varlık yeniden gün yüzüne çıkar. Bu kez, Rebecca gerçeği çözmeye giderek yaklaşırken…ışıklar sönünce herkesin hayatı tehlikededir.