There's a 99.2% chance the world will end in 7 days. Hee Su decides to come out to his parents and get to know his crush, U Jin. U Jin believes that since there's a 0.8% chance the world won't end, life should go on as normal.
Genç Victoria "Vic" McQueen, kayıp nesneleri bulmasına yardımcı olan portalların kilidini açma gücüne sahip olduğunu keşfeder. Bu gizli evrene daha da derinlemesine daldıkça, bazıları iyi niyetli, bazıları ise güçleri tarafından yozlaşmış birçok "iç dünya yolcusu" ile karşılaşır. Vic, çocukların ruhlarıyla beslenerek ölümsüz kalan Charlie Manx ile karşılaştığında, Manx'ı yeminli bir düşman edinir.
Lost Girl, doğaüstü baştan çıkarıcı ‘Bo’nun (Anna Silk) hayatını konu alıyor. ‘Bo’ aslında bir ‘Succubus’ yani ölümlülerin seksüel enerjilerinden beslenen bayan bir iblis. Bo normal bir kız gibi insan ailesinin yanında büyüdü ve normal bir kız olduğuna inanıyordu ta ki erkek arkadaşı ile ilk seksüel faaliyetinde bütün enerjisini emene kadar. Şimdi tek başına yollarda ve korkuyor. Sonraları kendisinin bir ‘Fae’, milenyum yıllarına kadar sırlarını başarı ile korumuş efsanevi yaratık grubu, olduğunu keşfeder. Yanlız olmadığını öğrendiğinde dehşete düşer, ‘Fae’ ve insan arasında orta yolda gitmeye karar verir ve geçmişini nereden, nasıl geldiğini öğrenmeyi kendine görev olarak sayar, bu görevin ilk aşaması ise biyolojik annesini bulmaktır.
Bo’ya dizide şekilden şekile giren dedektif Dyson rolünde Kris Holden-Reid, kendisine bilimsel yollardan yardım etmeye çalışan insan doktor Lauren rolünde Zoie Palmer, en iyi arkadaşı olarak Kenzie rolünde iki kere Gemini Award ödülünü kazanan Ksenia Solo eşlik ediyor. Kadroda ayrıca Rick Howard’ı Trick rolünde, arkadaş canlısı ama bir şeyler gizlemeye çalışan bar sahibi ve Emmanuelle Vaugier yer alıyor.
Yaklaşık bir yıl önce meydana gelen yıkıcı bir sel felaketi, cennet gibi bir kasabada yaşayan 5 kişinin canını almış. Talihsiz olayın bir yıl sonrasındayız. Selin akabinde kasabada esrarengiz bir bitki ortaya çıkmış durumda. Söz konusu bitkinin canlılara gençliğini geri kazandırma konusunda olağanüstü bir etkisi mevcut. Bu hayallerin ötesindeki bitkiyi kullanmanın bir kural kitabı yok elbette. Ne kadar yemek gerekir? Etkisi kalıcı mı yoksa geçici mi? Her canlıda aynı etkiyi yaratır mı? Ortaya çıkma sebebi tam olarak ne? Bunlar vb. sorular cevaplanmayı bekleyen sorular konumunda. Ve elbette bu çok güçlü mucizevi bitkinin büyük bir kaosa yol açmaması için sır olarak kalması gerek.
The Boys, süper kahramanların güçlerini ve şöhretlerini kötüye kullandığı bir evrende geçiyor. Kendilerini kanunu korumaya adayan ve “The Boys” olarak adlandırılan bir grup insan, yozlaşmış süper kahramanları ortadan kaldırmak için zorlu bir yolculuğa çıkar.
Dizi, insan olmak için insan enerjisi toplayan bir dokuz kuyruklu bir tilkinin etrafında dönmektedir. Shin Woo-Yeo (Jang Ki-Yong) insan olmak için insan enerjisini bir boncukta toplamaktadır ve yakın bir zamanda insan olmayı beklemektedir. Bir gün, Shin Woo-Yeo’nun boncuğunu bir insan olan Lee Dam (Hyeri) yanlışlıkla yutar. Boncuk, bir insanın içinde 1 yıldan fazla kalamaz. Eğer kalırsa boncuk o kişinin içinde kırılacaktır ve Lee Dam’ın ölmesine neden olacaktır. Shin Woo-Yeo da bir insan olma şansını kaybedecektir. Shin Woo-Yeo ve Lee Dam bu duruma bir çözüm aramaya başlar. Çok geçmeden aralarında romantik bir ilişki başlar.