FBI ajanı Alice Black'in (Emmy Rossum) gizemli ve soğukkanlı bir kadın seri katilin (Lola Petticrew) peşine düşmesini konu alıyor. Adaleti kendi yöntemleriyle arayan bu iki kadının hayatları iç içe geçtikçe doğru ile yanlış arasındaki çizgi bulanıklaşır.
Los Angeles'lı başarılı savunma avukatı Mickey Haller, meşhur Lincoln arabasından ceza hukuku sistemiyle boğuşurken, kazanmak için ne gerekiyorsa yapar.
Oliver Kennedy ve kız arkadaşı Ciara Wyse ile bağlantılı lüks bir dairede kimliği belirsiz bir ceset bulununca, Dedektif Lee Reardon ve Karl Connolly çiftin son 56 güne yayılan ölümcül aşkını mercek altına alır.
Bill Hodges emeklilik günlerinin tadını çıkarmaya niyetli bir dedektiftir. Fakat Brady Hartsfield adlı sosyopat katilin kendisine yolladığı taciz mesajları ve işlediği cinayetler arttıkça emekliliğe ara verip bu katilin peşine düşer. Hofges, katile yaklaştıkça kendi geçmişiyle de yüzleşmek zorunda kalacaktır.
Geçim derdindeki biri için aynı anda bir ilişkiyi, ebeveyn sorumluluklarını, arkadaşlıkları ve hasta bir kardeşi idare etmeye çalışmak zor olabilir ancak bunların hepsi Ray Shoesmith için çok daha zordur çünkü o, para karşılığında suç işleyen biridir. Ray insanların "işini görür"; borç tahsil eder, onların silah ve uyuşturucularını alır ve sıklıkla icaplarına bakar. Ray saygı görmek ister, benimsediği açık ve net ahlak kurallarına uyulmamasına tahammülü yoktur.
Bir zamanların güçlü avukatı Billy McBride bitmiş vaziyettedir ve zamanının çoğunu mahkemeden çok barda geçirir. Kuruluşunda pay oynadığı avukatlık ofisinin en büyük müşterisinin aleyhine olan taksirle adam öldürme davasının peşine düşmeyi gönülsüzce kabul ettiğinde takımıyla büyük ve ölümcül bir komployu açığa çıkarırlar. Bu durum herkesi, güçlü Golyat karşısında bir ölüm kalım davasına sürükler.