In the year 1622, the young Badria is held responsible for the death of the princess after the birth of the royal child and accused of witchcraft. Imprisoned and on trial, she desperately fights to prove her innocence and save her life.
2006’da çarpıcı The Great Ecstasy of Robert Carmichael ile hepimizi huzursuz eden Thomas Clay uzun bir aradan sonra çektiği bu üçüncü uzun metrajlı filmini kendi sözleriyle “Püriten Western’i” olarak tanımlıyor. 1657’de İngiltere’de Shropshire’de ıssızlığın ortasında bir çiftlikte yaşayan Fanny Lye, John ve küçük oğulları Arthur, kiliseden dönerken soyulduklarını söyleyen genç bir çiftle karşılaşırlar. John onlara pek inanmasa da merhametli Fanny’nin de ısrarıyla çifti eve alır. Fakat çift göründüğü gibi değildir; Fanny, Joe ve oğulları hayal bile edemeyecekleri olaylara maruz kalacaklardır. İngiltere’de cinsel özgürlüğün tohumlarının daha o çağlarda atıldığını savunan yönetmen Clay, 35mm çektiği yeni filminde gerilimi, tekinsizliği, şiddeti ve cinselliği git gide ekseninden kayarak yükselen şaşırtıcı bir dönem filmine imza atıyor.
1970'lerde bir hayli kırılgan olan Alman demokrasisi, bombalı saldırılar, terörizm tehdidi ve içerdeki düşman korkusuyla her sammaktayd Nazi kuşağının yeni nesil radikal çocukları Andreas Baader, Ulrike Meinhof ve Gudrun Ensslin, faşizmin yeni yüzü olarak gördükleri ve çoğu Nazi geçmişine sahip Alman yetkililer tarafından desteklenen Amerikan emperyalizmine karşı şiddet dolu bir savaş vermektedirler. Amaçlarının daha iyi bir toplum yaratmak olduğunu söyleyen grup, zamanla yaydıkları terör ve yaptıkları kanlı eylemlerle kendi insanlıklarını kaybedecektir. Onları anlayan tek adam aynı zamanda onların peşindeki adamdır: Alman polisinin başı Horst Herold. Herold genç teröristleri ele geçirmeyi başarsa da bunun buzdağının sadece görünen yüzü olduğunun farkındadır.
Joanna Crane (Kathleen Turner) gündüzleri işkolik bir moda tasarımcısıdır. Geceleri ise, China Blue adını alır ve Los Angeles sokaklarını arşınlayan edepsiz bir fahişe kılığına bürünür. Ancak peşinde bir özel dedektifin (John Laughlin) ve fanatik bir rahibin (Anthony Perkins’in inanılmaz oyunculuğu ile akıllara kazınıyor) olduğunu öğrendiğinde Joanna’nın, yozlaşmış ikili hayatını sürdürmesi zorlaşır. Çılgınca tutkuların ve kutsal takıntıların yönettiği bir dünyada, herhangi bir kadın en tehlikeli duygularını deneyimleyebilir mi?
Se7en, seri cinayetler işleyen bir katilin peşine düşen iki dedektifin hikayesini anlatıyor. Bir seri katil 7 ölümcül günahı işleyenleri kendi yöntemleriyle öldürmektedir. Yedi ölümcül günah, hıristiyanlık inançlarına göre kibir, açgözlülük, şehvet düşkünlüğü, kıskançlık, oburluk, yıkıcılık ve tembelliktir.