Suç oranı düşük olan küçük bir kasabanın kumsalında, kasaba sakini ailelerden birinin 11 yaşındaki oğulları ölü bulunur. Olayı soruşturan dedektif ve yardımcısı, sır perdesini aralamaya çalışacaktır
Stephen King’in çok satan romanından uyarlanan dizide, bir çocuğun ölümüyle sonuçlanan vahşi bir cinayet ve katilin peşine düşen bir dedektifin yaşadıkları anlatılıyor.
Ayrı yaşayan ve biri muhabir, diğeriyse dedektif olan bir karı koca, birbirlerini baş şüpheli olarak gördükleri bir cinayet davasını çözmek için yarışırlar.
Bir gününüz ne kadar kötü başlayabilir? Yatağınızdan kalkıp akşamdan kalma mahmurluğunu üzerinizden atmak için sabah koşusununa çıktınız. Yemyeşil bir kasaba, ortasından geçen bir nehir ve manzara müthiş. Derken farklı bir yola sapıp ormana daldınız. Biraz temiz havayı ciğerlerinize çekmek istediniz. Buraya kadar her şey normaldi, fakat bir müddet sonra gördüğünüz şey karşısında, o yola hiç sapmamış olmayı dilerdiniz. Çünkü artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Sakin bir İngiliz kasabasında 17 yaşındaki bir kızın öldürülmesinden beş yıl sonra, bir öğrenci gerçeği ortaya çıkarmaya ve asıl katili bulmaya karar verir.
Rosie Larsen’i Kim Öldürdü?
Rosie Larsen düzgün, okulunda başarılı, kendi halinde bir kızdır. Sevgi dolu bir ailede 2 küçük erkek kardeşiyle mutlu mesut yaşamaktadırlar. Tek hatası şımarık bir zengin çocuğuyla yaşadığı oldukça kısa süreli aşk!
Dizi, işini bırakıp evlenmek ve tek oğluyla birlikte taşınmak isteyen polis Sarah Linden’in bu cinayeti araştırmak için yolculuğunu ertelemek zorunda kalmasıyla başlar.
Bir kadın, yaşadığı küçük kasabadaki vahşi bir saldırının gizli tehlikeleri ve ölümcül sırları açığa çıkarmasıyla annesinin karanlık geçmişine dair parçaları birleştirir.