When a man learns that his long-missing mother’s remains have been found, he sets out to uncover the truth behind her disappearance, spiraling into a haunting journey through his family’s buried secrets.
Seo-jin is a widower still grieving his wife's death. Then he receives the news that his long-lost younger sister, Yoo-jin, who went missing 25 years ago, has turned up. Unlike the rest of his family, who welcome her into their arms, Seo-jin feels that Yoo-jin is a stranger.
Raimund, düzenli ama monoton hayatını kanıksamış bir Latince öğretmenidir. Kırmızı paltolu bir kadını tam nehre atlayacakken kurtarınca, kadın da onun hayatını kurtarır. Anlık bir kararla kadının binmesi gereken trene bindiğinde, kendini Lizbon´da, kadının okuduğu kitabın yazarının peşinde bulur. Raimund, takıntılı bir dedektif gibi parçaları birleştirdiğinde, 1970´lerin faşist Salazar Lizbon´unda bir arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesi oluşturacaktır. Pascal Mercier´in uluslararası çoksatan romanından uyarlanan Lizbon´a Gece Treni, ülkeler ve tarih arasında dolaşan polisiye bir yapboz, romantik bir dram...
A woman recovering from a nervous breakdown tries to convince her husband and and the local London police that she has witnessed a murder in the abandoned house next door.
Gerçekleştirdikleri yüksek profilli araba soygunlarıyla tüm Avrupa'nın suç dünyasında isimlerini duyuran Andrew ve Garrett Foster kardeşler, Fransa'nın güneyindeki son soygunlarında baltayı taşa vurmuşlardır. Bugatti'sini çalıp yakalandıkları mafya babası Jacomo Morier, son derece öfkelenmiştir. Hayatlarını bağışlamak için tek bir şartı vardır: Morier'nin en büyük rakibi olan Max Klemp'in çok değerli Ferrari 250 GTO'sunu direkt evinden çalmak. Önlerinde sadece 1 haftaları vardır. Foster kardeşler, güzel Stephanie'nin de içinde bulunduğu bir ekip oluşturarak bu zor ve aksiyon dolu görevi başarmaya çalışacaklardır.
Kocasının sadakatsizliğini farkına varan Sun-jae, hemen kızı ile birlikte Goksung İstasyonu’nda ucuz bir daireye taşınır. Sun-jea bir gün evine doğru gelirken yolda bir çift kırmızı ayakkabı bulur ve eve getirir. Kızı Tae-soo ayakkabılarla büyülenir. Her gören delicesine kıskanmaktadır. Ancak eş zamanlı olarak Sun-jea da geceleri kanlı rüyalar, kabuslar görmeye başlar. Bir gün arkadaşı Kim-mi ayakkabıları çalar ve bir trafik kazası geçirerek ölür. O esnada San-jea ile flört etmekte olan mimar dekoratör Cho-in Choi, araştırmaları sonucunda bu gizemin 1944 yılına ait bir tablo ile ilişkisinin olduğunu keşfeder. Araştırmalarının devamı, ayakkabıların ilk sahibinin trajik kaderini de açığa çıkartacaktır.