Lucius Glantz, a veteran hotel manager in Vienna, fights to save his beloved establishment from a scheming realtor's plan to demolish it, leading to a clash of wills that even affects the hotel's renowned soufflé recipe.
Reklam firmasında iyi bir pozisyonda olan çok çalışan bir adam evlilik tarihi aldığı sevgilisi tarafından tamda düğün günü terk edilir. Düğünden sonrası için tatil planlayan adam bunun yanmasını istemez ve babasıyla birlikte gidecektir.
Mildred Pierce, dönemin tipik kadın portresinin sıradan bir ürünü gibidir. Ancak kendisini aldatan kocası kısa bir süre sonra kendisini terk eder. Mildred, bir anda kendisini daha yalnız ve daha güçlü bir halde bulur. Artık çevresindeki herkese bağımsızlığını ve kusursuzluğunu ilan edecektir. Önünde ise kızının velayetini almak üzere bir dava vardır.
Carla Zachanassian had a child by Serge Miller as a teenager. When Serge refused to marry her, she was driven out of town. By her own wit and cunning, she has returned as a multi-millionaire for a visit. The town lays out the red carpet expecting big things from Carla, only to learn that her sole purpose is to see Serge Miller killed...
Bu kara komedi, sahibe Rebecca ve zengin müşterisi Hal'in güç ve kontrol için girdikleri tehlikeli bir rol yapma sürecini anlatıyor. Babasının otel zincirini miras aldıktan sonra, Hal, Rebecca ile olan uzun ve gizli ilişkisini bitirmeye çalışır. İnanılmaz derecede gerilim dolu bir gece boyunca, iki taraf arasında bir irade savaşı başlar ve güç dengeleri çılgınca gidip gelirken hem Rebecca hem de Hal üstünlüğü ellerinde tutmak için mücadele ederler.
Dünya prömiyerini geçtiğimiz ağustos ayında Telluride Film Festivali’nde yapan The Assistant’ın başrolünde Ozark dizisiyle Emmy kazanan genç oyuncu Julia Garner yer alıyor. Garner filmde Rose adlı genç bir kadına hayat veriyor. Mezun olduktan sonra büyük umutlarla girdiği iş yerinde erkek iş arkadaşları ve patronunun küçümseyici tavırlarıyla uğraşmak zorunda olan Rose, sıkı çalışan, güvenilir biri olmanın günümüzün kapitalist düzeninde pek bir kıymeti olmadığını yavaş yavaş fark etmeye başlarken, yanında çalıştığı film yapımcısı hakkında keşfettiği gerçekler içine girdiği sistemin tahmin ettiğinden bile daha yozlaşmış olabileceğini gösterecek.
Reklamcı Charles Schine her gün işiyle evi arasında mekik dokuyan Chicago'lulardan birisidir. İşine gitmek için her sabah düzenli olarak 8:43 trenini yakalamak zorundadır. Bir gün treni kaçırır ve Lucinda ile tanışır. Lucinda çok güzel, büyüleyici ve baştan çıkarıcıdır. Lucinda ve Charles'ın her ikisi de adeta çocuklarıyla evli olmasına rağmen sanki bir manyetik alan gibi birbirlerine doğru çekilirler. Birlikte yedikleri öğle yemekleri kısa sürede iş sonrası akşam yemeklerine dönüşür. Çok geçmeden de kendilerini bir otel odasında bulurlar. Charles ile Lucinda'nın mükemmel gibi görünen ilişkisi, odaya LaRoche adlı acımasız bir yabancının girmesi ve ikisini silahla tehdit etmesiyle çıkmaza girer. Yasak aşk artık akla hayale sığmayacak kadar tehlikeli ve şiddet yüklü bir kabusa dönmüştür. Charles'ın yaşamı artık ihanet, şantaj, şiddet ve cinayetlerle doludur. Karısına açılamayan ve polise de bir şey söyleyemeyen Charles, artık tanımlayamadığı bir dünyanın içinde tuzağa düşmüştür.