Birbirinden uzak iki hayatın kesişmesiyle sapkın bir tek gecelik ilişkinin, bir seri katilin kanlı cinayetler zincirine dönüşmesiyle her şey beklenmedik bir biçimde şekilleniyor.
Eski bir rock yıldızı olan Johnny Boz, seks sırasında acımasızca katledilir ve dava San Francisco Emniyeti'nden dedektif Nick Curran'a verilir. Soruşturma sırasında Nick, Boz'un ölmeden önce en son yanında görülen polisiye roman yazarı kız arkadaşı Catherine Tramell ile tanışır. Catherine çok zeki ve manipülatif bir kadındır ve Nick onun Boz'u öldürdüğüne aşağı yukarı ikna olmasına rağmen, herhangi bir kanıt bulamaz. Daha sonra Catherine ile tehlikeli ve şehvet dolu bir akıl oyunu oynamaya başlar. Ancak ilişkileri ilerledikçe birbirlerine iyice kapılırlar ve çelişen kanıtlar, Nick'i Catherine'in masumiyeti konusundaki şüphelerini sorgulamaya iter.
Genç kızları kaçırıp, öldüren seri katil Elizabeth Caulfiel'in yakalanmasıyla on yıl terör sona erer. Onun kurbanları arasından sadece Christina Bowden hayatta kalmayı başarır. Yaşadığı korkunç trajedinin ardından Christina, yalnız ve mütevazi bir yaşam sürer. Başladığı işi bitirmek için hapishaneden kaçan Elizabeth Caulfiel, Christina Bowden'ın peşine düşer.
Cinsel yönden düş kırıklığına uğramış bir eş ve anne olan Kate Miller, onu tatmin etmeyen erotik yaşamından yakınmak üzere, muayenesi Manhattan'da bulunan pek revaçtaki psikiyatrı Dr. Robert Elliott'ı ziyaret eder. Bir yabancıyla tatmin edici bir cinsel ilişki içinde geçirdiği öğleden sonranın ardından Kate, adamın binasının asansöründe usturalı sarışın bir kadın tarafından öldürülür. Katili şöyle bir gören sarışın fahişe Liz, hem baş zanlı, hem de katilin yeni hedefi haline gelir.
Bir kadın, gecenin köründe ücra bir benzin istasyonuna girerken, gizli bir kan davası olan sosyopat bir keskin nişancının tuzağına düşer. Hayatta kalmak için, sadece onun silah ateşinden kaçıp hayatı için mücadele etmekle kalmamalı, aynı zamanda onu kimin ve neden öldürmek istediğini de bulmalıdır.