MERS, we were at war for 70 days. It was not a war against the virus, but a war between truth and lies, faith and disbelief. Even if the war against the virus ends, will the real war we have been through ever end?
Sekiz yaşında bir çocuk olan Pepper, neye mal olursa olsun II. Dünya Savaşını sona erdirip babasını eve geri getirmeyi istemektedir. "Little Boy" baba ve oğulun birbirlerine karşı duydukları inanılmaz sevgiyi gözler önüne seren kalbinizi ısıtacak sıcacık, duygusal bir hikâyedir * gayet güzel bir aile filmi olmuş * çok güzel bir film!... insanı derinden etkiliyor resmen. hem tatlı hem sıcak hem de dramı bol filmlerden... bir de hoş bir ironi kondurmuşlar: little boy dediğin hiroşimaya atılan atom bombasının adı. üstelik birkaç gün önce de sanırım yıldönümüydü
Hava ve solunum yoluyla rahatlıkla geçen ve insanları birkaç gündür içinde öldüren, ölümcül bir virüs salgın şeklinde yayılmaktadır. Dünya çapında uzmanlardan oluşan medikal bir ekip, hem salgına çare bulmaya çalışır hem de insanlarda virüsten daha da hızlı yayılan panik halin kontrol altına almaya çalışırlar. İnsanlar şimdi hem canlarını kurtarmaya çalışırken hem de dağılmanın eşiğine gelen toplumsal hayata tutunma mücadelesi verirler.
Küçük Evans City kasabasının yeraltı suları, bir askeri uçağın düşmesiyle "Trixie" adlı biyolojik bir silah tarafından zehirlenir. Bu kimyasalla temas edenler ya ölür ya da akli dengesini kaybeder – ve bir panzehir yoktur! Askerler olayı örtbas etmeye çalışarak kasabaya sıkıyönetim ilan eder.
1917 Sovyet Devrimi öncesi ve sonrasını yaşayan bir burjuva aydını Dr. Jivago'nun öyküsü. Devrimle birlikte inandığı tüm değerler silinip yerine yeni sistemin gelişi Dr. Yuri Jivago'nun hayatını alt üst eder. Savaşın acımasızlığını yaşayan Dr. bir yandan da iki kadın arasında kalır.
Bir pandeminin patlak verdiği ve insanların nedensiz bir şekilde hafıza kaybına uğradığı bir dünyada genç bir çift, aşklarının anısını yaşatmak için her şeyi yapmaya hazırdır.
Emekliye ayrılmak üzere olan iki boksör, karşılıklı son maçlarına çıkarlar. Son kez kozlar paylaşılırken tabii ki bahisçiler ve hayranlar bu büyük maçın takipçisi olacaklardır. 50 İlk Öpücük, Akıllı Ol, Asabiyim gibi kaliteli komedileriyle tanıdığımız Peter Segal'ın yeniden yönetmen koltuğuna oturduğu filmde başrolleri ise Sylvester Stallone ve Robert De Niro paylaşıyor. Efsane aktölere kadroda eşlik eden bir diğer isimse seyretmeyi özleidğimiz Kim Basinger...