Her gün evinden en yakındaki tren istasyonu olan Tokyo'daki Shibuya İstasyonu'na kadar ve gene istasyondan evine kadar sahibi Prof.Ueno'ya eşlik edip,onu uğurlayan ve karşılayan;Ueno vefat ettikten sonra da istasyonda kendisinin dönüşünü beklemeye devam eden ve şimdi Shibuya İstasyonu'nun önünde bakır bir heykeli bulunan sadık köpek Haçiko'nun gerçek hikayesinden esinlenen bir yapıt.Sahibini özlemle beklemekten vazgeçmeyen Haçi'nin bütün Japon vatandaşları duygulandırdığı meşhur bir eserdir.
Alkol bağımlısı olan beyzbol oyuncusu Cory Brand, alkollüyken kardeşini yaraladığı bir kaza sonrası rehabilitasyon programına katılır. Cory, bir beyzbol takımında koçluk görevine başlar ve bu onun için yeni bir hayatın başlangıcı olur.
The story of a New York pro baseball team and two of its players. Henry Wiggen is the star pitcher and Bruce Pearson is the normal, everyday catcher who is far from the star player on the team and friend to all of his teammates. During the off-season, Bruce learns that he is terminally ill, and Henry, his only true friend, is determined to be the one person there for him during his last season with the club. Throughout the course of the season, Henry and his teammates attempt to deal with Bruce's impending illness, all the while attempting to make his last year a memorable one.
Yeteneği onu bir yıldız yaptı, ama onu bir efsane yapan tutkusuydu. Robert "Bobby" Tyre Jones, Jr. (Jim Caviezel, The Passion of the Christ), golf tarihinin belki de en iyi oyuncusuydu. Bu sporun zirvesine oturmak için onu sakat burakan hastalığına ve birbirini izleyen yenilgilere göğüs gerdi. 28 yaşında golfun en büyük başarısını (Grand Slam) kazanan tek erkekti. Karısı Mary'e olan bağlılığından (Claire Forlani, Meet Joe Black) dünyayı şok eden bir açıklama yaptı... Spor dünyasının muhteşem kahramanlarında Bobby Jones'un gerçek hikayesinden esinlenilmiştir.
Film, kazandığı şampiyonluklarla dünyaca ünlü bir efsaneye dönüşen ve yıllar sonra doping kullandığını itiraf eden Lance Armstrong'un skandallarla dolu gerçek öyküsünü, bir gazeteciyi hikayenin merkezine alarak anlatıyor. Spor yazarı David Walsh, Armstrong’un başarısının sebebinin doping olduğuna inanmakta ve bu yalanı ortaya çıkarmak için araştırma yapmaktadır. Ancak kanseri yendikten sonra Amerika’da adeta bir halk kahramanına dönüşen Armstrong’un hile yaptığına kimse inanmamaktadır.