Komşular bir Avustralya televizyon dizisidir. Şovun hikayeleri, Melbourne, Victoria'nın kurgusal bir banliyösü olan Erinsborough'da yaşayan ve çalışan insanların ev içi ve profesyonel yaşamlarıyla ilgilidir. Dizi öncelikle Ramsay Caddesi sakinleri, kısa bir çıkmaz sokak ve komşu bölgeler, bir bar, otel, kafe, haber ofisi ve park içeren Lassiters kompleksi etrafında toplanıyor. Komşular, Watson tarafından oluşturulan üç aile ile başladı - Ramsay'ler, Robinson'lar ve Clark'lar. Watson, küçük bir sokakta yaşayan arkadaş olan üç aileyi göstermek istediğini söyledi. Robinson'lar ve Ramsay'lerin uzun bir geçmişi vardı ve süregiden bir rekabet içindeydiler.
Zengin ve karizmatik bir iş adamı olan Yaman Kırımlı ile masum ve mütevazı bir hayatı olan Seher Kerimoğlu'nun hikâyesini içeren dizide hem Yaman hem de Seher ailesini kaybeden ve kendilerinden başka bir yakını olmayan yeğenleri Yusuf'u emanet olarak görmektedir. Yaman Kırımlı çok zengin bir adamdır ama geçmişte yaşadığı zor günlerin etkisinden bir türlü kurtulamaz. İki ağabeyi olan Yaman, onları terk ederek başka bir adamla giden annesini hiç affetmez. Annesinin evi terk etmesiyle intihar eden babasını ise bir türlü unutamaz. Yaman Kırımlı bu durumdan sonra kadınlardan nefret eder ve hiçbir kadına güvenmemektedir. Yaman yeğeni Yusuf'u da acımasız ve güçlü biri olarak yetiştirmek ister Seher ise emanet olarak gördüğü yeğenini almak ve onu kendi istediği gibi yetiştirmek ister. Tabi Yaman Kırımlı buna asla izin vermeyecektir. Seher ise Yaman'ın tüm zorluklarına rağmen yeğenini almak ister ve bu konu da her şeyi göze alacaktır.
An inquisitive and often naïve boy, Theodore 'The Beaver' Cleaver, has adventures at home, in school, and around his suburban neighborhood. The show also starred Barbara Billingsley and Hugh Beaumont as Beaver's parents, June and Ward Cleaver, and Tony Dow as Beaver's brother Wally. The show has attained an iconic status in the US, with the Cleavers exemplifying the idealized suburban family of the mid-20th century.
Hırçın dalgalarla, dinmez fırtınalarla mücadele etmeye alışmış insanların coğrafyasında, ayakları üzerinde dimdik duran, tüm duygusallığı, dirayeti ve direnci ile bir kadının ve Karadeniz’in fırtınalarıyla yarışan, dalgalarıyla boğuşan “sevdasına” tutkun bir erkeğin hikâyesi etkili bir senaryo eşliğinde ekranlara geliyor… Can düşmanı iki ailenin bitmeyen savaşının ortasında kendini bulan bir yabancının gözünden; dağların, denizin ve insan ruhunun iniş çıkışları anlatılıyor…
Avrupa Yakası, ait olmak istediği havalı Nişantaşı hayatı, çalıştığı moda dergisi, tam bir beyaz Türk olan aşık olduğu erkek ve bu dünyanın tam zıttı hayat görüşüne sahip ailesi arasında kalmış genç bir kadın olan Aslı Sütçüoğlu (Gülse Birsel) ve onun ailesi ile arkadaş çevresini konu alıyor.