Annesini ve babasını kaybetmiş olan Feride, yatılı okula gitmek zorunda kalır. Tatillerde ise teyzesini ziyaret eder. Bu süre zarfında kuzeni Kamran ile aşk yaşamaya başlar.
Ateş, a man haunted by childhood scars and consumed by rage, returns to destroy the family that shattered his life years ago. His weapon is not a sword, but a marriage: 187 days with Mercan, the daughter of his enemy. Mercan, already promised to Nezir, is thrust into a battle she never chose, while Ateş binds her to him believing she is the key to his revenge. Yet the woman he intends to destroy becomes the one who threatens to undo him. And in the shadows, Aslı – driven by jealousy, seizes every chance to tear them apart.
Zengin ve karizmatik bir iş adamı olan Yaman Kırımlı ile masum ve mütevazı bir hayatı olan Seher Kerimoğlu'nun hikâyesini içeren dizide hem Yaman hem de Seher ailesini kaybeden ve kendilerinden başka bir yakını olmayan yeğenleri Yusuf'u emanet olarak görmektedir. Yaman Kırımlı çok zengin bir adamdır ama geçmişte yaşadığı zor günlerin etkisinden bir türlü kurtulamaz. İki ağabeyi olan Yaman, onları terk ederek başka bir adamla giden annesini hiç affetmez. Annesinin evi terk etmesiyle intihar eden babasını ise bir türlü unutamaz. Yaman Kırımlı bu durumdan sonra kadınlardan nefret eder ve hiçbir kadına güvenmemektedir. Yaman yeğeni Yusuf'u da acımasız ve güçlü biri olarak yetiştirmek ister Seher ise emanet olarak gördüğü yeğenini almak ve onu kendi istediği gibi yetiştirmek ister. Tabi Yaman Kırımlı buna asla izin vermeyecektir. Seher ise Yaman'ın tüm zorluklarına rağmen yeğenini almak ister ve bu konu da her şeyi göze alacaktır.
Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.
7 yaşındaki Melek, pavyonda çalışan annesi Şule ve onun zalim sevgilisi Cengiz'le aynı evde yaşamakta ve sistemli olarak dayak ve işkenceye maruz kalmaktadır. Minik kız ne yaşarsa yaşasın minik tavşanı Pamuk'la ve hayal ettiklerini yazdığı defterle mutlu olmaya çalışmakta ve bir gün hayatının tamamen değişeceğine inanarak hayaller kurmaktan hiç vazgeçmemektedir. Yeterince beslenemediği için çok çelimsiz ve bakımsız görünen minik Melek ile Zeynep arasında çok özel bir bağ kurulur. Zeynep aslında turna kuşlarını fotoğraflayan, soğuk duruşlu, duygularını pek belli etmeyen bir fotoğraf sanatçısıdır. Bir üniversiteye proje sunmuş ve onun onaylanmasını beklerken de geçici olarak okulda ücretli öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Kız kardeşleri ve annesi ile 10 yıldır görüşmüyordur. Melek'in son olarak ölüme terk edilmesi Zeynep'in bütün gelecek planlarını değiştirmesine neden olur.
Ceylin gözü kara ve kurallar söz konusu olduğunda sınır tanımayan bir avukattır. Bir müvekkiliyle ilgili yine illegal yoldan bilgi alabilmek için savcı Ilgaz’ın karşısına çıkar. Ancak Ilgaz’ın, Ceylin’in tam aksine, mesleki etik konusunda katı kuralları vardır, bu yüzden de kariyerinde çok başarılı ve sözü dinlenen bir savcıdır. Ilgaz kardeşi Çınar’ın katil olmakla suçlandığı bir cinayet vakasıyla karşılaşınca; ilk defa kendi kurallarını yıkar. Ceylin’den kardeşini savunmasını ister. Bu noktadan sonra işler ikisinin de tahmin edemeyeceği bir yola girer. Ilgaz ve Ceylin; Çınar’ın aklanması için çalışırken, kendilerini ikisinin de ailelerine kadar uzanan bir gizem yumağının içinde bulacaklardır.