"Kara Ağaç Destanı"nda; 1950 ve 1970’li yıllarda Anadolu’nun kadim topraklarında iyiliğin yanında kötülüğün, varlığın dünyası ile yokluğun gerçeği yan yana anlatılırken heyecan, hüzün ve sevda kalplere dokunacak.
Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.
İstanbul'un sayılı iş adamlarından biri olan Adnan Ziyagil, çok sevdiği eşi İnci öldükten sonra 17 yaşındaki kızı Nihal ve 11 yaşındaki oğlu Bülent ile köşkte bir başına kalır. Çocukların eğitimi için köşke yerleşen Matmazel Deniz de Courton, zaman içerisinde köşkte söz sahibi de olmaya başlar. Matmazel Adnan'ı yıllarca kendi içinde sevmiş olsa da, Adnan kendisinin yarı yaşında olan Bihter Yöreoğlu’na aşık olur ve onunla evlenir. Önce Bihter bir süre sonra da annesi Firdevs Yöreoğlu köşke yerleşir. Eşini kaybeden Firdevs’in hayattaki tek amacı lüks içindeki yaşamını sürdürebilmektir. Bihter annesine inat uğruna evlendiği Adnan’ı aralarındaki yaş farkına rağmen başlarda sevse de, bir süre sonra Adnan’ın manevi yeğeni hızlı çapkın Behlül Haznedar'a kapılır. Behlül ise Nihal’in küçüklüğünden beri ona aşık olduğunu anlamamazlıktan gelerek uzatmalı okuduğu üniversitede çapkın yaşamına devam eder; ta ki Bihter’le yasak bir aşkın içine girene kadar...
Ateş, a man haunted by childhood scars and consumed by rage, returns to destroy the family that shattered his life years ago. His weapon is not a sword, but a marriage: 187 days with Mercan, the daughter of his enemy. Mercan, already promised to Nezir, is thrust into a battle she never chose, while Ateş binds her to him believing she is the key to his revenge. Yet the woman he intends to destroy becomes the one who threatens to undo him. And in the shadows, Aslı – driven by jealousy, seizes every chance to tear them apart.
7 yaşındaki Melek, pavyonda çalışan annesi Şule ve onun zalim sevgilisi Cengiz'le aynı evde yaşamakta ve sistemli olarak dayak ve işkenceye maruz kalmaktadır. Minik kız ne yaşarsa yaşasın minik tavşanı Pamuk'la ve hayal ettiklerini yazdığı defterle mutlu olmaya çalışmakta ve bir gün hayatının tamamen değişeceğine inanarak hayaller kurmaktan hiç vazgeçmemektedir. Yeterince beslenemediği için çok çelimsiz ve bakımsız görünen minik Melek ile Zeynep arasında çok özel bir bağ kurulur. Zeynep aslında turna kuşlarını fotoğraflayan, soğuk duruşlu, duygularını pek belli etmeyen bir fotoğraf sanatçısıdır. Bir üniversiteye proje sunmuş ve onun onaylanmasını beklerken de geçici olarak okulda ücretli öğretmenlik yapmaya başlamıştır. Kız kardeşleri ve annesi ile 10 yıldır görüşmüyordur. Melek'in son olarak ölüme terk edilmesi Zeynep'in bütün gelecek planlarını değiştirmesine neden olur.
Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.