Russell T. Davies’in yazdığı altı bölümlük dizi Lyons ailesinin yıllar içindeki değişimine odaklanıyor. Brexit sonrası İngiltere’de politik yaklaşımlar oldukça popülist hale gelmiş, ABD’de Donald Trump tekrar seçilmiş, Çin‘in tüm dünyada ağırlığı artmış. Artırılmış gerçeklik, yapay zeka, implant teknolojiler iyice hayatımıza girmiş. Artan dijitalleşme aile bireylerini ve aralarındaki ilişkileri, jenerasyonlar arası iletişimi ciddi anlamda zorlar hale gelmiştir. Dizi günümüzden 4-5 yıl sonrasında İngiltere'de geçiyor. Dönemin sosyoekonomik gerilimini ve dünyadaki siyasi durumu İngiltere'deki bir geniş aileyi odak noktasına alarak gayet başarılı anlatıyor. Teknolojiyi ve insan ilişkilerine etkisini de son dönem Black Mirror'ından çok daha iyi aktarıyor. Bunda karakterlerle bağ kurmamızın da etkisi büyüktür tabii. Göçmenler ve yükselen sağın yanı sıra siyasilerin kitlesel korku ve "save the children"ı kullanması konuları da işlenmiş.
Irak'ta öldürüldüğü tahmin edilen bir Amerikan askeri, kaybolduktan 8 yıl sonra geri döner. Ancak eve dönüş sevinci sona erdikten sonra, onun gerçekten bir Amerikan kahramanı olup olmadığı ya da bir terör saldırısı planlayan uyuyan bir hücrenin parçası olup olmadığı konusunda şüpheler ortaya çıkar.
Bir istihbarat memuru, en yakın arkadaşının KGB için çifte ajanlık yaptığını ve Sovyetler Birliği'ne sığındığını öğrenir. Soğuk Savaş'ın tam ortasında iki arkadaşın sadakat, ihanet ve iki yüzlülük hikayesi...
Peter, siyaset dünyasında hızla yükselirken, tüm hayatı düşmanları tarafından mercek altına alınır. Ortaya çıkan gerçeklerin beraberinde getirdiği pişmanlık ve suçlulukla zaman kaybetmemeye kararlı olan Peter, bir yandan felaketi olabilecek bu gerçekleri geride bırakmaya çalışırken bir yandan da siyaset dünyasında yükselmek için planına devreye sokar.
ABD'li önde gelen bir medya patronunun oğlunu kaçırmakla suçlanan dört sıradan İngiliz vatandaşı masumiyetlerini kanıtlamak için zamana karşı umutsuz bir yarışa girer. Acaba kimse onlara inanacak mı? Ve doğru mu söylüyorlar?