Followed is a tense thriller about a young woman who feels she's being watched while walking alone at night. Her fears soon become reality as she's relentlessly pursued, with no escape in sight. But why her? And who’s behind it? Every moment could be her last.
1860′ların Paris’inin aşağı sınıflarında geçen filmde, çekici ve güzel bir genç kadın olan Thérèse Raquin, baskıcı teyzesi Madame Raquin tarafından hasta kuzeni Camille ile aşksız bir evliliğe zorlanır. Therese günlerini küçük bir dükkanın tezgahının ardında geçirir. Akşamları ise seçkin bir grup ile domino oynayan Madam’ı izler. Kocasının çekici arkadaşı Laurent ile karşılaştıktan sonra, trajik sonuçlara sebep olan yasa dışı bir ilişki yaşamaya başlar...
Chicago’nun Wicker Park bölgesinde yaşayan Matthew (Josh Harnett) bir gün çalıştığı işyerinin penceresinden karşı kaldırımda en yakın arkadaşı Luke'a (Matthew Lillard) ait ayakkabı dükkânının vitrinine bakan bir kız görür. Matthew onunla tanışmak için her yolu deneyecektir ancak bu ilişkinin bütün yaşamını etkileyeceğinden haberi yoktur. Matthew ve Lisa (Diane Kruger) birbirlerine aşık olurlar, ancak kader ağlarını örmeye başlayacaktır.
The Nines oyuncuların farklı rollerde göründüğü 3 kısa filmden oluşuyor. “The Prisoner” (mahkum) bir televizyon yıldızının dışarıyla tek bağlantısının menajeri ve komşusu olan iki kadın olduğu bir ev hapsinde bulmasını konu alır. Gizemli olaylar kadınların kendini gerçek dünya hakkında aldattığını düşünmesine neden olur. İkinci kısa “Reality Television” dizi yapımını anlatan bir belgesel yapımcısının, arkadaşlarının yardımıyla post prodüksiyon aşamasını atlatmasını anlatır. “Knowing” ise başarılı bir video oyunu tasarımcısının karısıyla birlikte ormanlık bir yerde arabalarının bozulması ve kızlarının geri dönülemez seçimlere kadar götüren bir gerçeği/bilgiyi öğrenmesini anlatır. Bu üç hikaye tek bir anlatımla yazar ve karakter, oyuncu ve rol, yaratan ve eseri arasındaki ilişkiyi keşfediyor.
Oldukça bunalmış görüntüsüyle hayattan bezdiğini ve yaptığı işten sıkıldığını fazlaca belli eden Jack Mosley'e yine kimsenin istemediği bir iş kalmıştır. Koruma altındaki çenesi düşük bir tanığı, polis karakolundan sadece 16 blok ilerde olan mahkeme salonuna götürmek. Genç adamın gevezeliği tek başına çekilmezken işin içine tanığın mahkemeye çıkmamasını sağlayacak olan mafya üyeleri de girince 16 blokluk yol tam bir cehenneme döner.
Clint Eastwood'dan muhteşem bir aksiyon klasiği! In the Line of Fire, Das Boot ile adını tüm dünyada duyuran Alman yönetmen Wolfgang Petersen’ın Hollywood'a transfer olduktan sonra çektiği bir aksiyon-gerilim filmi. Amerikan Başkanı'nı öldürmeye çalışan bir psikopat ile her şeye rağmen bu olaya karşı koymaya kararlı bir Gizli Servis Ajanı arasındaki mücadeleye dayanan film, takıntılı kötü adam Mitch Leary rolüyle John Malkovich'e En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu dalında Oscar adaylığı kazandırdı. Petersen, In The Line of Fire'dan sonra Air Force One / Hava Kuvvetleri Bir'de ise Amerikan Başkanı'nı bu kez Rus teröristlerin hedef tahtası haline getirmişti.
Birlikte büyüyen üç arkadaştan biri olan Michael (Freddie Prinze Jr.) hukuk okumaya karar verir. Cimri Bobby (Jerry Ferrara) hayatını postacı olarak devam ettirmek ister ve postacılık sınavına girer. Carmine (Scott Caan) ise mafya hayatına özenmekte ve kendisine gangster Caesar Manganaro’yu (Alec Baldwin) örnek almaktadır. “BROOKLYN KANUNLARI” Brooklyn’in tehlikeli sokaklarındaki bu üç arkadaşın sevgi ve sadakat kavramlarını tartışmaya açan hayat mücadelelerinin öyküsünü anlatıyor.