“Kuantum fiziği gibi bir durum bu: İnsanlar filmi izlerken film değişmeye başlıyor.”(Yönetmen) Bir çok kült filmin radikal yorumları vardır ama hiç birisi bu konuda Stanley Kubrick’in filmi Cinnet’inin (1980) eline su dökemez herhalde. 237 No’lu Oda, Kubrick’in belki de en çok tartışılan filminin altında yatan gizli anlamları, tuhaf sembolleri ve şifreleri çözdüğünü iddia eden bir grup (belki biraz kaçık ve fazlasıyla meraklı) sinefille tanıştırıyor bizi. Cinnet’i baştan sona didik didik eden, onu hiç akla gelmeyecek biçimlerde yeniden düşünmeye sevk eden 237 No’lu Oda bizi hem ikna edici, hem de kışkırtıcı ve tuhaf teorilerle başbaşa bırakıyor. Rodney Ascher, Cinnet’ten aldığı parçalarla bu teorileri ustaca bir araya getirirken bir yandan da günümüzün sinefil kültürünün muhteşem bir portresini çiziyor. 237 No’lu Oda hiç abartısız senenin en keyifli, en kült olmayı hakeden seyirliklerinden birisi.
Facebook'ta yanlışlıkla viral olan bir doğum günü davetini konu alan bu şoke edici belgeselde, zil zurna sarhoş olan insanlar sessiz bir Hollanda kasabasında kaosa neden oluyor.
Ünlü belgeselci, giderek büyüyen erkek egemenliği ağını ve bu yapının tartışmalı fenomenlerini, kaynağından aldığı bilgiler ve eşine az rastlanır bir gerçekçilikle ortaya koyuyor.
Bir genç kız ve sevgilisinin telefonlarına müstehcen, hakaret dolu mesajlar gelir. Peki bunları kim, neden göndermektedir? Bu şaşırtıcı belgeselde şoke edici gerçek açığa çıkıyor.
Nev, a 24-year-old New York-based photographer, has no idea what he's in for when Abby, an eight-year-old girl from rural Michigan, contacts him on Facebook, seeking permission to paint one of his photographs. When he receives her remarkable painting, Nev begins a friendship and correspondence with Abby's family. But things really get interesting when he develops a cyber-romance with Abby's attractive older sister, Megan, a musician and model. Prompted by some startling revelations about Megan, Nev and his buddies embark on a road trip in search of the truth.