Jude ve Mina, New York’ta tesadüf eseri tanışıp beraber olmaya başlarlar. Jude’un hareketli kişiliğini Mina sakinliğiyle tamamlayınca, kusursuz ilişkileri evliliğe kadar gider. Ancak bu kusursuz denge, bebeklerinin dünyaya gelmesinin ardından bozulur ve çiftin aslında ebeveynlik konusunda birbirlerinden çok farklı düşündükleri ortaya çıkar. Mina vegan beslenme ve arınmayı bir saplantı haline getirmiştir ve ağır bir diyet yapmaktadır. Üstelik bu diyeti bebeğine de uygulamaya çalışmaktadır. Bebeğin büyüme sorunlarıyla karşı karşıya kaldığını gören Jude, duruma müdahale etmeye çalışır ancak bu bir ölüm kalım savaşına dönüşecektir.
Based on the writer/director's childhood, FARMING tells the story of a young Nigerian boy, 'farmed out' by his parents to a white British family in the hope of a better future. Instead, he becomes the feared leader of a white skinhead gang.
2006’da çarpıcı The Great Ecstasy of Robert Carmichael ile hepimizi huzursuz eden Thomas Clay uzun bir aradan sonra çektiği bu üçüncü uzun metrajlı filmini kendi sözleriyle “Püriten Western’i” olarak tanımlıyor. 1657’de İngiltere’de Shropshire’de ıssızlığın ortasında bir çiftlikte yaşayan Fanny Lye, John ve küçük oğulları Arthur, kiliseden dönerken soyulduklarını söyleyen genç bir çiftle karşılaşırlar. John onlara pek inanmasa da merhametli Fanny’nin de ısrarıyla çifti eve alır. Fakat çift göründüğü gibi değildir; Fanny, Joe ve oğulları hayal bile edemeyecekleri olaylara maruz kalacaklardır. İngiltere’de cinsel özgürlüğün tohumlarının daha o çağlarda atıldığını savunan yönetmen Clay, 35mm çektiği yeni filminde gerilimi, tekinsizliği, şiddeti ve cinselliği git gide ekseninden kayarak yükselen şaşırtıcı bir dönem filmine imza atıyor.
Adını bile bilmediğimiz bir kadın... Tek amacı hapisteki kocasına bir koli ulaştırmak... Paket iade edilince teslimatı bizzat yapabilmek için yollara düşer ancak vardığı hapishanede de kocasının izini bulamaz. Sanki bütün yollar birileri tarafından kapatılmış gibidir. Bu eziyetin bir sonu var mıdır? Dostoyevskiden esinlenen Sergei Loznitsa, yeni filminde oldukça sert, tavizsiz, rahatsız edici bir Doğu Avrupa portresi çiziyor. Müthiş sanat yönetimiyle büyük Rus sinema geleneğini izleyen Uysal Bir Ruh, elbirliği etmişçesine vatandaşına şiddet uygulayan, can damarını, insanlığını yitirmiş ülkesinin yarattığı kâbusun içinde geziniyor.
An urban love story set on the hard streets of the Bronx. A struggling female pimp, named Wednesday, grows up learning the game from her dad. Once he's gone she's left to look out for her prostitute mother and girlfriend Nikki.
Kızını büyüten bekar bir baba olan Max’ın hayatı, kendisine ölümcül bir beyin tümörü teşhisi konulmasıyla kararır. Bu durum üzerina adam, onları yıllar önce terk eden kızı Wally’nin hiç tanımadığı annesini bulmak ve hayatının geri kalanında bilmesi gereken her şeyi ona öğretmeye çalışmak için bir yolculuğa çıkar.