Depicts the life and spiritual journey of Muktaai, the revered sister of the saint and poet Sant Dnyaneshwar, highlighting her profound impact on Marathi literature and culture.
The warmhearted story of Polish immigrant and mathematician Stan Ulam, who moved to the U.S. in the 1930s. Stan deals with the difficult losses of family and friends all while helping to create the hydrogen bomb and the first computer.
1938'de gergin geçen Münih Konferansı'nda artık rakip hükûmetler için çalışan eski arkadaşlar bir Nazi sırrını açığa çıkarmak için yarışan gönülsüz casuslar hâline gelir.
Film İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’de yaşanan en büyük skandallardan birini ele alıyor: 1940’larda ve 1950’lerde 130.000 çocuğun İngiltere’den Avustralya’ya evlatlık olarak verilip ülkelerinden koparılmaları, hatta tacize uğramaları. Film, İngiliz hükümeti tarafından yıllarca gizlenen bu skandalı 1980’lerde ortaya çıkaran eski kamu görevlisi Margaret Humphreys’in çabalarını konu alıyor. Ailesi için en iyiyi yapmayı hedeflemiş bir anne olan Humphreys bu uğurda binlerce aileyi birleştirdi ve sorumluları hesap vermeye zorladı.
Mincayani (Louie Leonardo) adlı bir savaşçı ile bağlı olduğu Waodani kabilesi Ekvator’da Amazonun derinliklerindeki bir havzada yaşamaktadırlar. Genç adam yağmur ormanlarında büyümüştür, ancak kavgacı Waodani kabilesinin efsanevi mızraklarıyla intikam alma döngüsü onları yok olmanın eşiğine getirmiştir. 1956 yılında aralarında Jim Elliot (Sean McGowan) ve Nate Saint'inde (Chad Allen) bulundugu 5 genç misyonerin Waodani kabilesi tarafından mızraklandıkları zamanda gerçekleşen bir seri olaya tanık oluyoruz. Sonraki süreçte sadece misyoner ailelerin değil, Minciyani'nin de hayatı inanılmaz bir şekilde değişmeye başlar. Gerçek bir hikayeden esinlenerek yapılan filmde insanın geçmişten geleceğe yaptığı değişim yolculuklarından birinin farklı bir öyküsü anlatılıyor..