Tek dertleri hayat mücadelesi olan ve birbirlerinden başka tutunacak dalı kalmayan dört kardeşin iç burkan, sevgi dolu hikâyesi… Herkese ve her şeye rağmen kopmayan, düştükçe birbirine tutunup yeniden ayağa kalkan gençlerin umut dolu öyküsü
Nalan, sıcakkanlılığı ile herkesin ilk görüşte sevgisini kazanan, dünyalar güzeli bir genç kadındır. Ailesinin tek çocuğu olduğu için el bebek gül bebek büyütülmüş, hayatını varlık içinde yaşamış ve en iyi okullardan dereceyle mezun olan Nalan, Türkiye’nin en büyük oteller zinciri olan Koroğlu’nun şirketinde mimar olarak çalışırken birden kendisini Sedat Koroğlu’yla evlilik arifesinde bulur. Nalan ve Sedat, geçmişlerinde sakladıkları karanlık sırlardan uzaklaştıklarını düşünerek, umutla bu masalda el ele yürümeye başlasalar da; kısa bir zaman sonra hayatları, gerçek bir karanlığa gömülecektir.
Dizide aşkı için öldürmeyi göze almış Yılmaz ile sevgilisi yaşasın diye kendini istemediği bir adamla yaptığı evliliğe hapseden Züleyha'nın hikayesi anlatılıyor. Ama bu hikayede sadece ayrı düşen iki sevgili yok! Ailesinin görkemli geçmişini ve biricik oğlunu korumak için kanatlarını açmış bir Hünkâr'ın savaşı da var; aşık olduğu kadını tutsak etmeyi göze alan Demir de! Ve elbette sınırsız aşkların coğrafyasında, geçmişten bugüne uzanan hesaplaşmalar, paylaşılamayan topraklar da! Aşkın sınırsız, kavganın ölümüne, umudun inadına yaşandığı Çukurova'da ihtiras ve zorbalık sınavlarından geçen bir aşkın hikayesi.
Korumacı dedesi ve erkek kardeşiyle birlikte yaşayan İnci’nin hayatı, yaptığı bir kazayla değişecektir. İnci’nin karışacağı kazada onu Han ve büyük sırlarla dolu ailesi beklemektedir. Han’ın yaşamı takıntılarla dolu olan ablaları Safiye ve Gülben’in en büyük korkusu ise kardeşlerini kaybetmektir. “Aşk”, İnci ve Han’ın her şeye rağmen birbirlerinden kopmasına engel olacak mıdır?
Yaşamını beş çocuğuna iyi fikirler ve temiz bir isim vermeye adayan Ali Rıza Tekin, yaşadığı bir olayda haksızlığa göz yumması istenince kaymakamlık görevinden istifa eder. Kızı Necla da İstanbul'da mimarlık bölümünü kazanınca, ailecek İstanbul'a, kendilerine ait eski bir konağa taşınırlar. Çocukların okul masrafları aileyi sıkıntıya sokunca Ali Rıza Bey yeniden çalışmaya başlar. Yeni işinde de prensiplerinden ödün vermesi istenince yine istifa eder. Askerden dönen oğlu Şevket bir bankada iyi bir maaşla çalışmaya başlayınca Ali Rıza Bey'in yükü hafifler. Ama Şevket gönlünü halihazırda evli bir kadın olan meslektaşı Ferhunde'ye kaptırır. Ferhunde ivedilikle boşanıp Şevket'le evlenir evlenmez dizginleri ele alır, evin bütün düzenini değiştirir. Oğuz Ayhan'ın da aileye sinsice girmesiyle beraber olaylar yavaş yavaş kötüye gider. Ali Rıza Bey tüm olanlara direnmeye çalışsa da ömrünün sonuna dek seyretmeye mahkum olduğu "Yaprak Dökümü" artık başlamıştır.