FilmAn American Piano
2014 · Vizyonda · 20 dk
Yorumlar
Yorum yazmak için giriş yap.

Film2014 · Vizyonda · 20 dk
Yorum yazmak için giriş yap.
Kimler oynuyor. Birine dokun, başka nelerde oynadığını gör.
Bunu izleyenlerin sonra izlediklerinden seçildi.
Film6.3Gerçek bir olaydan yola çıkılarak senaryolaştırılan film, usta Macar yönetmen Istvan Szabo'nun imzasını taşıyor. Film, yönetmenin başyapıtı Mephisto ile de benzerlikler taşıyor. Totaliter bir rejimde, sanatını yapmaya çalışan Wilhelm Furtwangler'in hikayesini anlatan film, bir sanatçının politik ve toplumsal sorumluluklarının nerde başlayıp nerde bittiğini sorguluyor. Nazi zulmünün hüküm sürdüğü Almanya'da, sadece sanatına odaklanmaya çalışan ünlü şef Wilhelm Furtwangler, politik gerçekleri ve toplumsal sindirilmişliği görmezden gelerek yanlış mı yapmıştır? Film, vizyona girmeden önce Avrupa Filmleri Festivali'nde de gösterilmiş ve oldukça beğeni toplamıştı.
Film6.2Birbiriyle düşman taraflar arasında şekillenen bir aşk ve onur hikayesini anlatan EMPEROR gerçek olaylara dayanmakta ve savaş sonrası Japonya’nın gölgelerinde barışı sağlamak için atılan cesur ve gizli adımları konu alıyor. Matthew Fox, Tommy Lee Jones ve Eriko Hatsune ile İmparator Hirohito’nun 2. Dünya Savaşı kuşatmasından günler sonra gerçekleşen Amerikan’ın Japon işgalini hayata geçiriyor. Komutan Douglas MacArthur (Jones) beklenmedik bir şekilde yabancı bir ülkede fiili hükümdar olunca, herkesin aklını kurcalayan soruya çözüm bulması için Japon kültürü uzmanı Komutan Bonner Fellers’ı (Fox) atar. Soru şudur: Halkı tarafından çok sevilen ancak savaş suçlusu olan Japon İmparatoru cezalandırılmalı mıdır? Görevinin getirdiği siyasi entrikalar ile kendisini Japonya’ya çeken gizemli bir öğretmeni (Hatsune) arayışı arasında kalan Feller’ın emin olduğu tek şey oynanacak oyunların iki ülkenin tarihini sonsuza dek değiştireceğidir...
Film7.8Temmuz, 1943: Japon ordusu kaçmakta. Burma’daki bir müfreze moral bulmak için şarkı söylemektedir. İlham, kopuzu kendi başına öğrenen kopuzcudan, Mizushima’dan gelir. Savaşın sonunda, müfreze Mudon esir kampından ülkelerine geri gönderilmeyi beklerken, Mizushima, bir dağın etrafını sarması gereken bir Japon topluluğunu ortada kalmaları için ikna etmek üzere gönderilir. Fakat bunu başaramaz, İngilizler saldırıda bulunur, bir çok kişi ölür ve arkadaşları Mizushima’nın öldürüldüğünü sanır. Fakat o kurtulur ve bir Budist rahip kılığına bürünür. Arkadaşlarına katılmak için Mudon yolundayken, sürekli gördüğü ölü Japon askerleri onu çok etkiler. Bunun üzerine, arkadaşları onun kendileriyle birlikte Japonya’ya dönmesini isterken; o, kemik ve bedenleri gömen bir dindar hayatı yaşamaya yemin eder.
Film7.3Sekiz yaşında bir çocuk olan Pepper, neye mal olursa olsun II. Dünya Savaşını sona erdirip babasını eve geri getirmeyi istemektedir. "Little Boy" baba ve oğulun birbirlerine karşı duydukları inanılmaz sevgiyi gözler önüne seren kalbinizi ısıtacak sıcacık, duygusal bir hikâyedir * gayet güzel bir aile filmi olmuş * çok güzel bir film!... insanı derinden etkiliyor resmen. hem tatlı hem sıcak hem de dramı bol filmlerden... bir de hoş bir ironi kondurmuşlar: little boy dediğin hiroşimaya atılan atom bombasının adı. üstelik birkaç gün önce de sanırım yıldönümüydü
Film6.1Can a girl from Little Rock find happiness with a mature French planter she got to know one enchanted evening away from the military hospital where she is a nurse? Or should she just wash that man out of her hair? Bloody Mary is the philosopher of the island and it's hard to believe she could be the mother of Liat who has captured the heart of Lt. Joseph Cable USMC. While waiting for action in the war in the South Pacific, sailors and nurses put on a musical comedy show. The war gets closer and the saga of Nellie Forbush and Emile de Becque becomes serious drama.
1958 · 122 votes
Film7.5J.G Ballard'ın oto-biyografik romanından uyarlanan "Güneş İmparatorluğu", Shangai'in Japon istilasına uğradığı 1941 yılında başlıyor. Zengin bir ailenin mutluluk içinde yaşayan genç üyesi Jim Graham şehirde yaşanan büyük kaos sırasında ailesini kaybediyor ve her gün onlarca insanın öldüğü bu karmaşada yapayalnız kalıyor. Uçaklara büyük bir ilgi duyan ve hep uçmayı hayal eden Jim, sonunda Soo Chow toplama kampına gönderiliyor ve burada geçirdiği aylar boyunca yepyeni insanlarla tanışarak, yaşamın ailesinin kendisine sunduğu kadar toz pembe olmadığının farkına varıyor.
