Thomas Edison, George Westinghouse ve Nikola Tesla... Endüstriyel çağın en büyük mucitlerinden üç kahraman. 19. yüzyıl sonlarında elektrik sistemi üzerine, adeta bir savaşı andıran kıyasıya bir rekabete girişirler. Entrikalarla dolu süreçte rakiplerini alt eden isim, 1893 Dünya Fuarı’nı aydınlatacak akım türünün patent sahibi olacaktır. Kazanan tarihin akışını, dünyanın kaderini değiştirecektir.
Modern tiyatronun simge isimlerinden, büyük İtalyan oyuncu “La Divina” Eleonora Duse, bu sıradışı biyografide geçmişte kalan efsanevi kariyerine bakıyor. Birinci Dünya Savaşı ile faşizmin yükselişi arasındaki vahşi günlerde Eleonora Duse, hakikat ve direniş için aradığı sığınağı tiyatroda buluyor, kendini yeniden keşfediyor; nihayetinde halkın gözünde eşsiz bir noktaya yerleşiyor. Eleonora’nın sevgilisi, kızı, asistanıyla çalkantılı ilişkilerini, çağdaşı tiyatro devi Sarah Bernhardt ile karşılaşması ve çatışmasını anlatan filmde Eleonora’yı olağanüstü bir duyarlıkla Valeria Bruni Tedeschi canlandırıyor. Venedik Film Festivali'nde prömiyerini yapan Duse, Pietro Marcello'nun önceki biyografik kurgu filmleri Martin Eden ve Scarlet / Al Yelkenler'in izinden gidiyor.
Enrico Mattei helped change Italy’s future, first as freedom-fighter against the Nazis, then as an investor in methane gas through a public company, A.G.I.P., and ultimately as the head of ENI, a state body formed for the development of oil resources. On October 27, 1962, he died when his private airplane crashed during a flight to Milan. Officially, it is declared an accident, but many journalists explore other plausible reasons for Mattei's untimely death.
Sonunda körlüğe yol açacak ciddi bir göz hastalığıyla doğan Bocelli, tutkusuna olan büyük hırsı sayesinde zorlukların üstesinden gelmeyi başaracaktır. 'Postacı' filmiyle en iyi yönetmen Oscar'ına aday gösterilen Michael Radford'un kamera arkasında yer aldığı, ünlü İtalyan tenor Andrea Bocelli'nin hayatını anlatan yapımda usta oyuncu Antonio Banderas'ı izliyoruz.