Julia Walton’ın yazdığı romandan uyarlanan Words on Bathroom Walls, paranoid şizofreni hastalığından muzdarip, halüsinasyonlar gören Adam (Charlie Plummer) adında bir lise öğrencisine odaklanıyor. Sosyal hayatta zorluklar çeken Adam, hastalığını yaşıtlarından saklamayı vaat eden deneysel bir ilaç kullanmaya başlıyor.
1970'lerin ortasında, güzellikleriyle komşu oğlanları kendilerine aşık eden beş yeniyetme kız kardeş olan Lisbon kızları, Michigan'ın durgun bir mahallesinde yaşarlar. Aşırı koruyucu anne ve babaları (James Woods ve Kathleen Turner) yüzünden tecrit içinde yaşayan kızlar, banliyö manzaralarının üzerinde süzülen ışıltılı ve ulaşılmaz düşler gibidirler. Ancak okulun en yakışıklısı Trip Fontaine (Josh Hartnett), Lux Lisbon'ı (Kirsten Dunst) ve kız kardeşlerini mezuniyet balosuna gitmeye ikna edince, oğlanların romantik fantezileri bir anda gerçekleşmenin eşiğine gelir – ta ki hayatlarını sonsuza dek değiştirecek bir olaylar zincirinin içine çekilinceye kadar.
A distraught mother suspects her teenage son is a psychopath who may shoot up his high school, but when he outsmarts the mental healthcare system she is forced to take matters into her own hands.
19 yaşında, değişken bir genç olan Tommy, uyuşturucudan, partilerden ve şiddetten keyif alıyor. Sarhoş bir bükücüde arkadaşlarından ayrıldıktan sonra şüpheli bir kişi tarafından kaçırılır. Uyandığında kendisini çok tuhaf bir ailenin yaşadığı ücra bir Yorkshire evinin bodrumunda hapsedilmiş halde bulur. Ancak ortaya çıkan şey onun beklediği gibi değildir.
Tracy, iki örgülü, gelecek vaad eden, hâlâ ayıcıklarla ve Barbie bebekleriyle oynayan bir yeni ergendir. Fakat çevresinde sürekli cinsellik üzerinden yaratılmış bir atmosfer vardır; özellikle liseye başlamasıyla bu cinsellik söylemi, üzerinde büyük bir baskı oluşturmaya başlar. Tracy ilk başlarda, bu ortama uyum göstermekte zorlanır. Bir yandan Evie Zamora gibi çok popüler, bir manken kadar güzel ve çekici, kendini beğenmiş, tüm erkekleri peşinden koşturmayı başaran kızları anlayamamaktadır; bir yandan da onların dünyasına dahil olmak istemektedir. Evie'yle arkadaş olması, Tracy'nin olmayı hayal ettiği gibi biri olmasını sağlar, zamanla popüler olmak için neler yapması gerektiğini öğrenir ve herkesin ilgisini çeker. Ancak geçirdiği değişim sonucu, artık başka biri haline geldiğini, kendisine yabancılaştığını fark edecektir.
Genç bir kadın, gece yarısı beklenmedik bir ziyaretçinin bıraktığı gizemli bir hediye ile karşılaşır. Bu hediye, onu huzursuz edici bir tavşan deliğine çeker ve gece boyunca varoluşsal bir mücadeleye sürükler. Tavşan deliği, kadını kendi içsel korkularıyla yüzleşmeye zorlayarak, gerçekle hayal arasında gidip geldiği karmaşık bir yolculuğa çıkarır. Bu esrarengiz macera, kadının kendi benliğiyle hesaplaşmasını ve hayatına dair önemli keşifler yapmasını sağlar.